Ticari sözleşmeler, işletmelerin mal veya hizmet alımı, satış, tedarik, bayilik, distribütörlük, iş birliği, lisans, danışmanlık, e-ticaret, kira, taşıma veya finansman gibi ilişkilerini düzenleyen temel belgelerdir.
Sözleşmenin açık, uygulanabilir ve tarafların gerçek iradesine uygun şekilde hazırlanması, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından önem taşır. Ticari ilişkilerde taraflar çoğu zaman hızlı hareket etmek istese de, belirsiz veya eksik hazırlanmış sözleşmeler ödeme, teslim, fesih, teminat, cezai şart ve sorumluluk konularında ciddi sorunlara neden olabilir.
Taraflar Doğru Belirlenmelidir
Ticari sözleşme hazırlanırken ilk olarak sözleşmenin tarafları doğru gösterilmelidir.
Taraf gerçek kişi ise adı, soyadı, T.C. kimlik numarası ve adres bilgileri; şirket ise ticaret unvanı, MERSİS numarası, vergi dairesi, vergi numarası, ticaret sicili bilgileri ve merkez adresi açıkça yazılmalıdır.
Şirketlerle yapılan sözleşmelerde, sözleşmeyi imzalayan kişinin şirketi temsil ve ilzama yetkili olup olmadığı kontrol edilmelidir. Temsil yetkisi ticaret sicili kayıtları, imza sirküleri, vekâletname veya yetki belgesi üzerinden incelenebilir.
Yetkisiz kişi tarafından imzalanan sözleşmeler, taraflar arasında uyuşmazlık doğmasına neden olabilir. Bu nedenle sözleşme imzalanmadan önce taraf ve temsil bilgileri mutlaka doğrulanmalıdır.
Sözleşmenin Konusu Açık Yazılmalıdır
Sözleşmenin konusu, tarafların hangi iş veya işlem için anlaştığını gösterir. Konunun belirsiz yazılması, sözleşmenin uygulanmasını zorlaştırabilir.
Özellikle;
- Satılacak mal veya sunulacak hizmet,
- Ürün veya hizmetin teknik özellikleri,
- Miktar, kalite ve standartlar,
- Teslim veya ifa yeri,
- Teslim veya ifa zamanı,
- Tarafların temel yükümlülükleri,
- İşin kapsamı dışında kalan hususlar
açıkça belirtilmelidir.
Örneğin bir hizmet sözleşmesinde yalnızca “danışmanlık hizmeti verilecektir” denilmesi yeterli olmayabilir. Hizmetin kapsamı, süresi, raporlama yöntemi, teslim edilecek çıktılar ve ücretlendirme esasları ayrıca düzenlenmelidir.
Bedel ve Ödeme Koşulları Net Olmalıdır
Ticari sözleşmelerde en sık uyuşmazlık çıkan konulardan biri bedel ve ödeme şartlarıdır.
Sözleşmede;
- Toplam bedel,
- Birim fiyat,
- KDV ve diğer vergilerin bedele dâhil olup olmadığı,
- Ödeme tarihi,
- Ödeme yöntemi,
- Taksit veya avans düzenlemesi,
- Fatura düzenleme zamanı,
- Kur farkı uygulanıp uygulanmayacağı,
- Geç ödeme hâlinde faiz veya cezai şart
açıkça düzenlenmelidir.
Bedelin döviz cinsinden belirlenmesi düşünülüyorsa, Türk Parasının Kıymetini Koruma mevzuatı ve ilgili düzenlemeler ayrıca değerlendirilmelidir. Her ticari sözleşmede dövizle ödeme serbest kabul edilmemelidir.
Teslim ve İfa Şartları Belirlenmelidir
Mal satışlarında teslim; hizmet sözleşmelerinde ise hizmetin ne zaman ve nasıl ifa edileceği önemlidir.
Bu kapsamda;
- Teslim yeri,
- Teslim tarihi,
- Nakliye ve sigorta giderleri,
- Teslim tutanağı,
- Riskin hangi anda karşı tarafa geçeceği,
- Kısmi teslim yapılıp yapılamayacağı,
- Hizmetin kabul usulü,
- Eksik veya geç ifanın sonuçları
sözleşmede açık şekilde düzenlenmelidir.
Teslim veya ifa koşullarının belirsiz bırakılması, özellikle ticari satışlarda ödeme, ayıp, gecikme ve sorumluluk konularında uyuşmazlık doğurabilir.
Sözleşmenin Süresi ve Sona Ermesi Düzenlenmelidir
Sözleşmenin belirli süreli mi yoksa belirsiz süreli mi olduğu açıkça yazılmalıdır.
Belirli süreli sözleşmelerde başlangıç ve bitiş tarihi; belirsiz süreli sözleşmelerde ise fesih bildirimi, bildirim süresi ve fesih usulü belirlenmelidir.
Sözleşmede ayrıca;
- Olağan fesih,
- Haklı nedenle fesih,
- Sürenin sonunda yenilenme,
- Otomatik uzama,
- Fesih bildiriminin nasıl yapılacağı,
- Fesih sonrası tarafların yükümlülükleri
düzenlenebilir.
Özellikle bayilik, distribütörlük, tedarik ve hizmet sözleşmelerinde fesih hükümleri tarafların ticari planlamasını doğrudan etkiler.
Gecikme ve Temerrüt Hükümleri Açık Olmalıdır
Taraflardan birinin borcunu zamanında yerine getirmemesi hâlinde uygulanacak sonuçlar sözleşmede gösterilmelidir.
Bu kapsamda;
- Geç ödeme faizi,
- Teslimde gecikme,
- Hizmetin süresinde tamamlanmaması,
- Ek süre verilmesi,
- Sözleşmeden dönme veya fesih hakkı,
- Cezai şart,
- Zararın tazmini
gibi hükümler düzenlenebilir.
Cezai şart kararlaştırılacaksa miktarı, hangi durumda uygulanacağı ve ödeme zamanı açık yazılmalıdır. Belirsiz veya ölçüsüz cezai şart hükümleri ileride uyuşmazlık konusu olabilir.
Ayıp, Eksik İfa ve Garanti Hükümleri Düzenlenmelidir
Mal veya hizmetin sözleşmeye uygun olmaması hâlinde tarafların hakları sözleşmede açık şekilde yer almalıdır.
Ticari sözleşmede;
- Ayıbın nasıl bildirileceği,
- Bildirim süresi,
- İnceleme ve kabul süreci,
- Ücretsiz onarım veya yeniden ifa,
- Bedelde indirim,
- Değişim veya iade,
- Garanti süresi,
- Servis ve bakım yükümlülükleri
düzenlenebilir.
Ticari satışlarda ayıp bildirimi ve inceleme yükümlülükleri, tüketici işlemlerinden farklı kurallara tabi olabilir. Bu nedenle sözleşmenin taraflarının tacir olup olmadığı ve işlemin niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Teminatlar Belirlenmelidir
Taraflardan birinin borcunu yerine getirmemesi ihtimaline karşı teminat hükümleri konulabilir.
Bu kapsamda;
- Kefalet,
- Teminat mektubu,
- Depozito,
- Rehin,
- İpotek,
- Garanti taahhüdü,
- Senet veya çek,
- Cari hesap teminatı
gibi güvenceler değerlendirilebilir.
Teminat hükümlerinde teminatın tutarı, süresi, hangi borçları kapsadığı, hangi durumda paraya çevrileceği ve iade koşulları açıkça yazılmalıdır.
Kefalet veya garanti gibi kişisel teminatlarda şekil şartları ve imza düzeni ayrıca önem taşır.
Sorumluluk ve Tazminat Hükümleri
Sözleşmede tarafların hangi hâllerde zarardan sorumlu olacağı düzenlenebilir.
Bu kapsamda;
- Doğrudan zararlar,
- Dolaylı zararlar,
- Kâr kaybı,
- Üçüncü kişi talepleri,
- Sorumluluk sınırı,
- Sigorta yükümlülüğü,
- Tazminat talep usulü
belirlenebilir.
Sorumluluğu tamamen ortadan kaldıran veya kanuna aykırı şekilde sınırlayan hükümler geçerlilik bakımından sorun doğurabilir. Bu nedenle sorumluluk sınırlamaları, sözleşmenin niteliği ve emredici hukuk kuralları dikkate alınarak hazırlanmalıdır.
Gizlilik ve Ticari Sırların Korunması
Ticari sözleşmelerde taraflar birbirlerinin müşteri bilgilerine, fiyat listelerine, iş modellerine, teknik verilerine, finansal kayıtlarına veya ticari sırlarına erişebilir.
Bu nedenle gizlilik hükümlerinde;
- Gizli bilginin kapsamı,
- Bilginin hangi amaçla kullanılabileceği,
- Üçüncü kişilerle paylaşım yasağı,
- Çalışanlar ve alt yüklenicilerin durumu,
- Gizlilik süresi,
- İhlal hâlinde uygulanacak sonuçlar
açıkça düzenlenmelidir.
Gizlilik hükmünün yalnızca genel bir cümleyle bırakılması, özellikle teknik bilgi, müşteri verisi veya ticari sır içeren sözleşmelerde yeterli olmayabilir.
Rekabet Yasağı ve Münhasırlık
Bazı ticari sözleşmelerde taraflardan birinin belirli süreyle rakip faaliyet yürütmemesi, rakiplerle çalışmaması veya belirli bölgede münhasır yetkiye sahip olması kararlaştırılabilir.
Bu tür hükümlerde;
- Rekabet yasağının kapsamı,
- Süresi,
- Coğrafi alanı,
- Hangi faaliyetleri kapsadığı,
- Münhasırlığın şartları,
- İhlal hâlinde uygulanacak yaptırımlar
belirtilmelidir.
Rekabet yasağı ve münhasırlık hükümleri ölçülü hazırlanmalı; sözleşmenin niteliği, tarafların ticari konumu ve rekabet hukuku yönünden doğabilecek sonuçlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Fikrî Mülkiyet Hakları
Sözleşme kapsamında marka, yazılım, tasarım, içerik, fotoğraf, katalog, teknik çizim, know-how veya benzeri fikrî ürünler kullanılacaksa, bu hakların kime ait olduğu açıkça düzenlenmelidir.
Bu kapsamda;
- Mevcut fikrî hakların sahibi,
- Sözleşme kapsamında üretilecek eser veya çıktılar,
- Kullanım hakkının kapsamı,
- Lisans süresi,
- Devir veya alt lisans verilip verilemeyeceği,
- Üçüncü kişi haklarına aykırılık hâlinde sorumluluk
sözleşmede yer alabilir.
Fikrî mülkiyet hükümlerinin eksik bırakılması, özellikle yazılım, reklam, tasarım, e-ticaret ve marka iş birliklerinde önemli uyuşmazlıklara neden olabilir.
Kişisel Veriler ve Veri Güvenliği
Sözleşme kapsamında müşteri, çalışan, kullanıcı veya iş ortağı verileri işlenecekse kişisel verilerin korunmasına ilişkin yükümlülükler ayrıca düzenlenmelidir.
Bu kapsamda;
- Hangi kişisel verilerin işleneceği,
- Tarafların veri sorumlusu veya veri işleyen konumu,
- Veri işleme amacı,
- Veri güvenliği tedbirleri,
- Üçüncü kişilere aktarım,
- Saklama ve imha yükümlülükleri,
- İhlal hâlinde bildirim ve sorumluluk
değerlendirilmelidir.
Kişisel veri içeren ticari sözleşmelerde genel gizlilik hükümleri çoğu zaman yeterli olmayabilir. Veri işleme ilişkisi ayrıca düzenlenmelidir.
Alt Yüklenici ve Devir Hükümleri
Taraflardan birinin sözleşmeden doğan borçlarını üçüncü kişilere gördürmesi veya sözleşmeyi devretmesi bazı ticari ilişkilerde önemlidir.
Sözleşmede;
- Alt yüklenici kullanılıp kullanılamayacağı,
- Önceden yazılı onay gerekip gerekmediği,
- Alt yüklenicinin fiillerinden kimin sorumlu olacağı,
- Sözleşmenin devredilip devredilemeyeceği,
- Alacak devri ve borcun üstlenilmesi
düzenlenebilir.
Bu hükümler özellikle hizmet, yazılım, lojistik, üretim ve tedarik sözleşmelerinde önem taşır.
Mücbir Sebep ve Uyarlama
Sözleşmenin kurulmasından sonra tarafların kontrolü dışında gelişen bazı olağanüstü durumlar, edimlerin yerine getirilmesini zorlaştırabilir veya imkânsız hâle getirebilir.
Sözleşmede mücbir sebep hükümleri düzenlenirken;
- Hangi olayların mücbir sebep sayılacağı,
- Bildirim yükümlülüğü,
- Edimlerin askıya alınması,
- Süre uzatımı,
- Fesih hakkı,
- Tarafların zarar azaltma yükümlülüğü
açıkça belirtilmelidir.
Mücbir sebep hükmü hazırlanırken her olayın kendiliğinden borcu sona erdireceği varsayılmamalıdır. Olayın sözleşmeye etkisi ve tarafların edimlerini yerine getirip getiremeyeceği somut olarak değerlendirilmelidir.
Bildirim ve Tebligat Adresleri
Sözleşmede tarafların bildirim adresleri ve bildirim yöntemleri açıkça yazılmalıdır.
Bu kapsamda;
- Fiziki tebligat adresi,
- Kayıtlı elektronik posta adresi,
- E-posta adresi,
- Bildirimin ne zaman yapılmış sayılacağı,
- Adres değişikliğinin nasıl bildirileceği
düzenlenebilir.
Özellikle fesih, ihtar, ayıp bildirimi, ödeme talebi ve temerrüt ihtarı gibi işlemlerde bildirim yöntemi önem taşır.
Uyuşmazlık Çözümü, Yetki ve Arabuluculuk
Ticari sözleşmelerde uyuşmazlık çıkması hâlinde hangi yolun izleneceği önceden belirlenebilir.
Sözleşmede;
- Yetkili mahkeme,
- Yetkili icra dairesi,
- Arabuluculuk süreci,
- Tahkim veya alternatif çözüm yolları,
- Uygulanacak hukuk
düzenlenebilir.
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunluluğu gündeme gelebilir. Bu nedenle sözleşmedeki uyuşmazlık çözüm hükümleri hazırlanırken güncel dava şartı arabuluculuk düzenlemeleri dikkate alınmalıdır.
Genel İşlem Koşullarına Dikkat Edilmelidir
Taraflardan birinin önceden hazırladığı ve çok sayıda sözleşmede kullanmak üzere karşı tarafa sunduğu standart hükümler, genel işlem koşulları bakımından ayrıca değerlendirilebilir.
Bu tür hükümler özellikle;
- Tek taraflı fesih hakkı,
- Ağır cezai şart,
- Sorumluluğu sınırlama,
- Yetki şartı,
- Otomatik yenileme,
- Bedel artışı,
- Hizmet kapsamını tek taraflı değiştirme
gibi alanlarda önem taşır.
Standart sözleşmelerde yer alan hükümler, karşı tarafın bilgisine sunulmalı ve sözleşmenin niteliğine uygun olmalıdır. Aksi hâlde bazı hükümlerin uygulanabilirliği tartışmalı hâle gelebilir.
Sözleşmenin Ekleri ve Delil Düzeni
Ticari sözleşmelerde ekler, çoğu zaman sözleşmenin kendisi kadar önemlidir.
Bu kapsamda;
- Teknik şartname,
- Teklif formu,
- Sipariş formu,
- Fiyat listesi,
- Hizmet seviyesi anlaşması,
- Teslim planı,
- Proje takvimi,
- Gizlilik taahhüdü,
- Teminat belgeleri,
- Yetki belgeleri
sözleşmenin eki hâline getirilebilir.
Ekler ile sözleşme metni arasında çelişki bulunmamalıdır. Çelişki olması hâlinde hangi belgenin öncelikli uygulanacağı sözleşmede düzenlenebilir.
Ticari Sözleşme İmzalanmadan Önce Kontrol Edilmesi Gerekenler
Sözleşme imzalanmadan önce yalnızca metnin okunması yeterli değildir. Tarafların hukuki ve ticari durumu da değerlendirilmelidir.
Özellikle;
- Tarafların ticaret sicili kayıtları,
- Temsil yetkisi,
- Vergi ve adres bilgileri,
- Sözleşme konusu işin ruhsat veya izin gerektirip gerektirmediği,
- Ödeme ve teminat yapısı,
- Teslim ve kabul süreci,
- Fesih ve cezai şart hükümleri,
- Uyuşmazlık çözüm yolu,
- Sözleşme ekleri
kontrol edilmelidir.
Sözleşmenin imzalı nüshalarının saklanması, eklerin paraflanması ve elektronik yazışmaların düzenli tutulması ileride ispat bakımından önem taşıyabilir.
Sonuç
Ticari sözleşme hazırlanırken taraflar, temsil yetkisi, sözleşmenin konusu, bedel, ödeme, teslim, süre, fesih, teminat, cezai şart, sorumluluk, gizlilik, fikrî mülkiyet, kişisel veriler ve uyuşmazlık çözüm yolu birlikte değerlendirilmelidir.
Sözleşmenin belirsiz, eksik veya tek taraflı hazırlanması ticari ilişkinin ilerleyen dönemlerinde uyuşmazlık doğurabilir. Bu nedenle ticari sözleşmeler, tarafların faaliyet alanına, işin niteliğine ve somut ticari ihtiyaca uygun şekilde hazırlanmalıdır.
Her sözleşme türü kendi içinde farklı riskler taşıdığından, standart metinlerin doğrudan kullanılması yerine sözleşmenin taraflar arasındaki gerçek ilişkiye uygun hâle getirilmesi önemlidir.
Hukuki Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.1, m.12-16, m.20-25, m.26-27, m.112 ve devamı, m.117 ve devamı, m.179 ve devamı; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.3, m.18, m.21 ve ilgili hükümleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.200 ve devamı; uyuşmazlığın niteliğine göre 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A.