Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/1918 E., 2025/5080 K.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk DairesiSAYISI : 2023/1497 E., 2025/421 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 12. Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/31 E., 2023/279 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda duruşma istemi miktardan ret edilmiş olduğundan miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davalı şirketin, davacı şirkete ait olup .. Sitesinde yer alan .. numaralı mağaza ile .. numaralı depoyu 01.09.2020 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını, 21.07.2022 imza tarihli tahliye taahhütnamesi ile kiralananları boş ve sağlam olarak 31.08.2022 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt eden davalının, kiralananı tahliye etmemesi üzerine aleyhine tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile kiralananlardan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; kiralananların restoran olarak faaliyet gösterilmek üzere 5 yıl süreyle kiralandığını sözleşme süresine güvenilerek yaklaşık 2.000.000 USD tutarında yatırım yapıldığını, kira sözleşmesi imzalanırken tarihleri boş bırakılan tahliye taahhütnamesi imzalanmasının şart koşulduğunu, kira ilişkisinin kurulmayacağı tehdidi ve baskısı altında tahliye taahhütnamesinin imzalandığını, taahhüt tarihi ve tahliye tarihi kısımlarının sonradan doldurulduğunu, tahliye taahhütnamesinde imzası bulunan şirket yetkilisi ..'ın yabancı ülke vatandaşı olup, Türkçe bilmediğini, tahliye taahhütnamesinin içeriğini ve bu taahhütnamenin hukuki sonuçlarını anlamadığını, tahliye şartlarının oluşmadığını, sözleşme süresi dolmadan tahliye talep edilmesinin kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; imzanın davalıyı bağlayıcı olduğu, aksinin yazılı delille ispatlanamadığı, davalı şirketin temsilcisinin Türkçe bilmediği iddia edilmiş ise de kira sözleşmesinin Türkçe olduğu ve davalı şirketin başkaca Türk temsilcilerinin de olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile takibe itirazın iptaline, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; süresinde tahliye talep edilerek dava açıldığı, davalı kiracının iradesinin fesada uğratıldığını ve taahhütnamenin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispat edemediği tahliye taahhütnamesinin geçerli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; kira sözleşmesinin ekiymiş gibi imzalatılan belgenin aslında bir tahliye taahhütnamesi olduğunun ve şirketin Türkçe bilmeyen yabancı yetkilisi ..'ın iradesinin fesada uğratıldığının sonradan öğrenildiğini, işlemin yapıldığı dili bilmeyen tarafın işlemin içeriğini anlamasının mümkün olmadığı gibi sağlıklı bir iradeye de sahip olamayacağının davacı tarafça da bilindiğini, hata nedeniyle sözleşmenin iptalinin talep edilebileceğini, taahhütnameyi imzalayan yabancı şirket yetkilisinin kiraya veren şirket tarafından kasten yanıltıldığını, taahhütnamedeki tarihlerin sonradan doldurulduğunu, başlatılan takip kapsamında tahliye emri tebliğ edilene dek belgenin kira sözleşmesi değil tahliye taahhüdü olduğunun bilinmediğini, taahhütnamenin hata ve hile nedeniyle sakat olduğunu, kira bedeli artışı için silah olarak taahhütnamenin kullanıldığını ve bu hususun e-mail yazışmalarından anlaşılacağını, kira süresi bitmeden tahliye taahhüdü imzalanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taahhütnamenin yok hükmünde olduğunun tespiti için ayrıca dava açıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, tahliye taahhütnamesine dayalı itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, Yargıtayın yerleşmiş uygulaması uyarınca, kira ilişkisi kurulduktan sonra alınan taahhütnamenin kiracının serbest iradesini yansıtmasına, yansıttığının kabul edilmesine, taahhütnamede yer alan tarihlerin sonradan doldurulduğu iddiasını ispatla yükümlü olan davalının bu hususta yazılı tahliye taahhütnamesi ile aynı kuvvette delil sunamamasına, hukuken geçerli tahliye taahhütnamesi doğrultusunda tahliliye karar verilmesinin yerinde bulunmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.