Tahliye taahhütnamesi, kiracının kiralanan taşınmazı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği belgedir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında, kanunda aranan şartları taşıyan tahliye taahhütnamesi kiraya verene tahliye talep etme imkânı sağlayabilir.
Tahliye taahhütnamesinin geçerli olabilmesi için yalnızca “kiracı çıkmayı kabul eder” şeklinde genel bir beyan yeterli değildir. Taahhüdün yazılı olması, kiralananın tesliminden sonra verilmesi ve tahliye tarihinin açık şekilde belirtilmesi gerekir.
Tahliye Taahhütnamesi Nedir?
Tahliye taahhütnamesi, kiracının belirli bir tarihte kiralananı boşaltacağını yazılı olarak kabul ettiği belgedir.
Bu belge, kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez. Kiracı, taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya verenin kanunda öngörülen süre içinde icra yoluna başvurması veya dava açması gerekir.
Tahliye taahhütnamesi özellikle konut ve çatılı işyeri kiralarında kullanılır. Ancak geçerliliği, belgenin düzenlenme şekline ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Yazılı Şekilde Düzenlenmelidir
Tahliye taahhütnamesinin yazılı olması gerekir. Sözlü tahliye taahhüdü, kanunda aranan şekil şartını karşılamaz.
Belgede;
- Kiracının adı, soyadı ve kimlik bilgileri,
- Kiraya verenin adı, soyadı veya unvanı,
- Kiralanan taşınmazın açık adresi,
- Kira sözleşmesine ilişkin temel bilgiler,
- Kiracının taşınmazı hangi tarihte boşaltacağı,
- Düzenleme tarihi,
- Kiracının imzası
yer almalıdır.
Taahhütname metni açık, anlaşılır ve tereddüde yer vermeyecek şekilde hazırlanmalıdır.
Kiralananın Tesliminden Sonra Verilmelidir
Tahliye taahhütnamesinin geçerliliği bakımından en önemli şartlardan biri, taahhüdün kiralananın tesliminden sonra verilmiş olmasıdır.
Kira sözleşmesiyle aynı anda veya taşınmaz kiracıya teslim edilmeden önce alınan tahliye taahhütleri geçerlilik bakımından ciddi uyuşmazlıklara neden olabilir.
Bu nedenle tahliye taahhütnamesinde düzenleme tarihi açıkça yazılmalı ve bu tarihin kiralananın tesliminden sonraki bir tarih olması gerekir.
Tahliye Tarihi Belirli Olmalıdır
Tahliye taahhütnamesinde kiracının taşınmazı hangi tarihte boşaltacağı açıkça belirtilmelidir.
“Uygun bir tarihte tahliye edeceğim”, “kiraya veren istediğinde çıkacağım” veya benzeri belirsiz ifadeler tahliye tarihi bakımından sorun doğurabilir.
Tahliye tarihi gün, ay ve yıl olarak açık şekilde yazılmalıdır. Örneğin “15.09.2026 tarihinde tahliye edeceğim” şeklinde belirli bir tarih gösterilmesi gerekir.
Kiracının İmzası Bulunmalıdır
Tahliye taahhütnamesi kiracı tarafından imzalanmalıdır. Taahhütnameyi imzalayan kişinin gerçekten kiracı olup olmadığı veya kiracıyı temsil yetkisi bulunup bulunmadığı önemlidir.
Kira sözleşmesinde birden fazla kiracı varsa, tahliye taahhüdünün tüm kiracılar yönünden sonuç doğurabilmesi için tüm kiracıların imzasının alınması uygun olur.
Şirket kiracı ise taahhüdün şirketi temsile yetkili kişi tarafından imzalanması gerekir. Bu durumda imza sirküleri, ticaret sicili kayıtları ve temsil yetkisi ayrıca kontrol edilmelidir.
Noterde Düzenlenmesi Zorunlu mudur?
Tahliye taahhütnamesinin geçerli olması için noterde düzenlenmesi zorunlu değildir. Adi yazılı şekilde düzenlenen tahliye taahhütnamesi de kanuni şartları taşıyorsa tahliye talebine dayanak yapılabilir.
Bununla birlikte noterde düzenleme veya imza onayı, imzanın ve düzenleme tarihinin ispatı bakımından uygulamada önem taşıyabilir.
Özellikle ileride imza, tarih veya irade konusunda uyuşmazlık çıkması ihtimaline karşı, noter işlemi ispat bakımından daha güçlü bir belge sağlayabilir.
Boş veya Eksik Taahhütname İmzalanmamalıdır
Tahliye taahhütnamesinde düzenleme tarihi, tahliye tarihi, kiralananın adresi ve taraf bilgileri açıkça yer almalıdır.
Tarihi boş bırakılan, tahliye tarihi sonradan doldurulabilecek şekilde düzenlenen veya içeriği eksik olan belgeler ileride ciddi uyuşmazlıklara neden olabilir.
Kiracının hangi tarihte taşınmazı boşaltmayı üstlendiği ve taahhüdün hangi tarihte verildiği belgeden açıkça anlaşılmalıdır.
Aile Konutu Niteliği Varsa Dikkat Edilmelidir
Kiralanan taşınmaz aile konutu olarak kullanılıyorsa, aile konutuna ilişkin hükümler ayrıca değerlendirilmelidir.
Aile konutu niteliğindeki taşınmazlarda kira ilişkisinin sona erdirilmesi veya taşınmazın tahliyesine yol açabilecek işlemler, eşin hakları bakımından ayrıca önem taşıyabilir.
Bu nedenle kiralananın aile konutu olarak kullanıldığı durumlarda tahliye taahhütnamesi düzenlenmeden önce bu hususun ayrıca incelenmesi gerekir.
Kiracı Taahhüt Ettiği Tarihte Çıkmazsa Ne Yapılır?
Kiracı, taahhüt ettiği tarihte kiralananı boşaltmazsa kiraya verenin kanunda belirtilen süre içinde harekete geçmesi gerekir.
Kiraya veren, tahliye tarihinden itibaren bir ay içinde;
- İcra yoluna başvurabilir,
- Tahliye davası açabilir.
Bu bir aylık süre önemlidir. Sürenin kaçırılması, ilgili tahliye taahhüdüne dayanılarak tahliye istenmesi bakımından hak kaybına neden olabilir.
İcra Yoluyla Tahliye
Tahliye taahhütnamesine dayalı olarak icra takibi başlatılması mümkündür. Bu durumda icra dairesi aracılığıyla kiracıya tahliye emri gönderilir.
Kiracı, tahliye emrine süresi içinde itiraz edebilir. İtiraz edilmesi hâlinde uyuşmazlığın niteliğine göre icra mahkemesinde veya genel mahkemede sürecin devamı gündeme gelebilir.
İcra yoluna başvurulacaksa taahhütnamenin yazılı olması, tahliye tarihinin belirli olması ve başvurunun süresinde yapılması özellikle önemlidir.
Tahliye Davası
Kiraya veren, tahliye taahhütnamesine dayanarak sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açabilir.
Dava açılacaksa görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kira ilişkisi, tarafların yerleşim yerleri ve taşınmazın bulunduğu yer gibi hususlara göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Tahliye davasında mahkeme; taahhütnamenin geçerliliğini, düzenleme tarihini, tahliye tarihini, imzayı ve süresinde başvuru yapılıp yapılmadığını inceler.
Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, kanunda belirtilen istisnalar dışında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Tahliye taahhütnamesine dayalı olarak doğrudan tahliye davası açılacaksa arabuluculuk şartı ayrıca değerlendirilmelidir.
Buna karşılık kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler arabuluculuk dava şartının istisnaları arasında yer almaktadır.
Bu nedenle tahliye taahhütnamesine dayanılarak hangi yolun izleneceği belirlenirken arabuluculuk şartı ve bir aylık süre birlikte değerlendirilmelidir.
Tahliye Taahhütnamesinde Sık Yapılan Hatalar
Tahliye taahhütnamesi düzenlenirken yapılan bazı hatalar, belgenin kullanılmasını zorlaştırabilir.
Bu kapsamda özellikle;
- Kira sözleşmesiyle aynı tarihte taahhüt alınması,
- Taşınmaz teslim edilmeden önce taahhüt düzenlenmesi,
- Tahliye tarihinin belirsiz bırakılması,
- Düzenleme tarihinin yazılmaması,
- Kiralananın adresinin eksik belirtilmesi,
- Tüm kiracıların imzasının alınmaması,
- Şirket kiracılarda temsil yetkisinin kontrol edilmemesi,
- Bir aylık başvuru süresinin kaçırılması
uygulamada sorun doğurabilir.
Tahliye Taahhütnamesinde Hangi Belgeler Saklanmalıdır?
Tahliye taahhütnamesine dayalı tahliye sürecinde belge düzeni önemlidir.
Bu kapsamda;
- Kira sözleşmesi,
- Tahliye taahhütnamesi,
- Kiralananın teslim tarihini gösteren belgeler,
- Anahtar teslim tutanağı,
- Ödeme kayıtları,
- Taraflar arasındaki yazışmalar,
- Noter ihtarnameleri,
- İcra veya dava dosyasına ilişkin belgeler
saklanmalıdır.
Bu belgeler, taahhütnamenin geçerliliği ve tahliye sürecinin ispatı bakımından önem taşıyabilir.
Sonuç
Tahliye taahhütnamesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde düzenlenmesi, kiralananın tesliminden sonra verilmesi, tahliye tarihinin belirli olması ve kiracı tarafından imzalanması gerekir.
Belgede düzenleme tarihi, tahliye tarihi, kiralananın açık adresi ve taraf bilgileri açıkça yer almalıdır. Boş, tarihsiz veya eksik düzenlenen taahhütnameler sonradan ciddi uyuşmazlıklara neden olabilir.
Kiracı taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya verenin tahliye tarihinden itibaren bir ay içinde icra yoluna başvurması veya dava açması gerekir. Bu nedenle tahliye taahhütnamesine dayalı süreçlerde süreler dikkatle takip edilmelidir.
Hukuki Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.352; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.4; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.272 ve devamı.