Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklar; yönetim yetkisi, kâr dağıtımı, bilgi alma hakkı, pay devri, sermaye koyma borcu, şirket kaynaklarının kullanımı, rekabet yasağı, ortaklıktan çıkma veya şirketin sona erdirilmesi gibi birçok konuda ortaya çıkabilir.

Bu tür uyuşmazlıklarda öncelikle şirket türü, şirket sözleşmesi, ortaklık yapısı, ticaret sicili kayıtları, genel kurul kararları, müdür veya yönetim kurulu işlemleri ve ortaklar arasındaki yazılı anlaşmalar birlikte değerlendirilmelidir.

Şirket ortakları arasındaki her anlaşmazlık doğrudan dava yoluyla çözülmek zorunda değildir. Somut olayın niteliğine göre müzakere, arabuluculuk, pay devri, şirket sözleşmesi değişikliği, genel kurul kararı, yöneticinin görevden alınması, ortaklıktan çıkma veya şirketin feshi gibi farklı yollar gündeme gelebilir.

Ortaklar Arasında Hangi Konularda Uyuşmazlık Çıkabilir?

Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklar çoğu zaman şirketin yönetimi ve ekonomik menfaatlerin paylaşımıyla ilgilidir.

Bu kapsamda;

  • Şirketin kim tarafından yönetileceği,
  • Temsil yetkisinin nasıl kullanılacağı,
  • Kâr payı dağıtımı,
  • Şirket hesaplarının ve belgelerinin incelenmesi,
  • Şirket kaynaklarının kullanımı,
  • Sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi,
  • Pay devri ve yeni ortak alınması,
  • Ortaklardan birinin rakip faaliyet yürütmesi,
  • Genel kurul kararlarının hukuka aykırı olduğu iddiası,
  • Müdür veya yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu,
  • Ortaklıktan çıkma veya çıkarılma,
  • Şirketin haklı nedenle feshi

uyuşmazlık konusu olabilir.

Uyuşmazlığın çözüm yolu, şirketin anonim şirket mi limited şirket mi olduğuna ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre değişir.

İlk İnceleme Nasıl Yapılmalıdır?

Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklarda ilk adım, şirketin hukuki belgelerinin incelenmesidir.

Bu kapsamda;

  • Şirket sözleşmesi veya esas sözleşme,
  • Ticaret sicili kayıtları,
  • Pay defteri,
  • Genel kurul kararları,
  • Müdürler kurulu veya yönetim kurulu kararları,
  • Ortaklar sözleşmesi varsa bu sözleşme,
  • Finansal tablolar,
  • Ticari defterler,
  • Banka kayıtları,
  • Taraflar arasındaki yazışmalar

değerlendirilmelidir.

Uyuşmazlığın doğru tespit edilmesi önemlidir. Örneğin bir sorun yalnızca ortaklar arasında pay devriyle çözülebilecekken, bazı durumlarda genel kurul kararının iptali, yöneticinin sorumluluğu veya şirketin feshi gündeme gelebilir.

Şirket Sözleşmesi ve Ortaklar Sözleşmesi

Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklarda şirket sözleşmesi temel belgedir. Limited şirketlerde şirket sözleşmesi, anonim şirketlerde esas sözleşme; ortakların haklarını, şirketin yönetimini, pay devrini ve karar alma usullerini belirler.

Bunun yanında ortaklar arasında ayrıca ortaklar sözleşmesi yapılmış olabilir. Ortaklar sözleşmesinde;

  • Pay devri sınırlamaları,
  • Ön alım veya alım hakları,
  • Şirkette çalışma yükümlülüğü,
  • Rekabet etmeme,
  • Gizlilik,
  • Kâr dağıtım politikası,
  • Uyuşmazlık çözüm yöntemi,
  • Ortaklardan birinin ayrılması hâlinde uygulanacak hükümler

düzenlenebilir.

Ortaklar sözleşmesinin şirket sözleşmesiyle çelişip çelişmediği ve hangi taraflar arasında bağlayıcı olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.

Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı

Ortaklar arasındaki uyuşmazlıkların önemli bir kısmı, şirket hesaplarına ve işlemlerine erişim sağlanamamasından kaynaklanır.

Limited şirketlerde her ortak, müdürlerden şirketin işleri ve hesapları hakkında bilgi verilmesini isteyebilir ve belirli koşullarda şirket defter ve belgelerini inceleyebilir. Anonim şirketlerde de pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme hakları kanunda ayrıca düzenlenmiştir.

Bilgi alma talebinin reddedilmesi veya yetersiz cevap verilmesi hâlinde başvurulabilecek yollar şirket türüne ve talebin içeriğine göre değerlendirilmelidir.

Bu süreçte talebin yazılı yapılması, hangi bilgi ve belgelerin istendiğinin açıkça belirtilmesi ve yapılan başvuruların kayıt altına alınması önemlidir.

Genel Kurul Kararlarına Karşı Başvuru Yolları

Ortaklar arasında uyuşmazlık, genel kurulda alınan bir karardan kaynaklanabilir. Kararın kanuna, şirket sözleşmesine, dürüstlük kuralına veya ortakların haklarına aykırı olduğu ileri sürülebilir.

Bu durumda kararın niteliğine göre;

  • Genel kurul kararının iptali,
  • Kararın yokluğunun tespiti,
  • Kararın butlanının tespiti,
  • Kararın yürütülmesinin durdurulması

gibi talepler gündeme gelebilir.

Genel kurul kararlarına karşı başvuru yollarında süreler önemlidir. Kararın hangi tarihte alındığı, ortağın toplantıya katılıp katılmadığı, karşı oy kullanıp kullanmadığı ve muhalefet şerhi bulunup bulunmadığı somut olayda ayrıca incelenmelidir.

Şirket Yönetimi ve Temsil Yetkisi Uyuşmazlıkları

Şirket ortakları arasında en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, şirketin kim tarafından ve nasıl yönetileceğidir.

Limited şirketlerde şirket müdürleri; anonim şirketlerde ise yönetim kurulu şirketin yönetim ve temsil organıdır. Müdür veya yönetim kurulu üyelerinin yetkilerini kötüye kullandığı, şirket menfaatlerine aykırı hareket ettiği veya görevlerini gereği gibi yerine getirmediği iddia edilebilir.

Bu durumda;

  • Müdürün veya yöneticinin görevden alınması,
  • Temsil yetkisinin sınırlandırılması,
  • Şirket işlemlerinin denetlenmesi,
  • Genel kurulun toplantıya çağrılması,
  • Sorumluluk davası açılması,
  • Geçici hukuki koruma talep edilmesi

gibi yollar değerlendirilebilir.

Yönetim ve temsil uyuşmazlıklarında ticaret sicili kayıtları, imza yetkileri, şirket içi kararlar ve yapılan işlemler birlikte incelenmelidir.

Pay Devri Yoluyla Çözüm

Bazı ortaklık uyuşmazlıkları, ortaklardan birinin şirketteki payını devretmesiyle çözülebilir. Pay devri, tarafların şirketten ayrılma veya ortaklık yapısını yeniden düzenleme iradesine bağlı olarak gündeme gelebilir.

Limited şirketlerde esas sermaye payının devri belirli şekil ve onay koşullarına tabidir. Pay devri ve devir borcu doğuran işlemler yazılı yapılmalı ve tarafların imzaları noterce onaylanmalıdır. Şirket sözleşmesinde aksi düzenlenmemişse, pay devri için genel kurul onayı gerekir.

Anonim şirketlerde ise payın türüne, nama veya hamiline yazılı olmasına, esas sözleşme hükümlerine ve pay üzerinde sınırlama bulunup bulunmadığına göre farklı kurallar uygulanabilir.

Pay devriyle çözüm düşünülüyorsa;

  • Payın değeri,
  • Ödeme şekli,
  • Rekabet etmeme yükümlülüğü,
  • Şirket borçları,
  • Devir sonrası sorumluluk,
  • Vergisel ve mali sonuçlar,
  • Ticaret sicili işlemleri

birlikte değerlendirilmelidir.

Ortaklıktan Çıkma

Limited şirketlerde şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkı tanıyabilir. Ayrıca haklı sebeplerin varlığı hâlinde ortak, mahkemeden şirketten çıkmasına karar verilmesini isteyebilir.

Ortaklıktan çıkma talebi, özellikle ortağın şirkette kalmasının artık beklenemeyeceği durumlarda gündeme gelebilir.

Bu süreçte;

  • Şirket sözleşmesinde çıkma hakkı bulunup bulunmadığı,
  • Haklı sebep iddiası,
  • Ortağın payının değeri,
  • Ayrılma akçesi,
  • Şirketin mali durumu,
  • Diğer ortakların durumu

birlikte değerlendirilmelidir.

Mahkeme, talep üzerine dava süresince ortağın ortaklıktan doğan hak ve borçları bakımından geçici önlemler de alabilir.

Ortaklıktan Çıkarılma

Limited şirketlerde şirket sözleşmesinde belirli çıkarılma sebepleri öngörülmüşse, ortak genel kurul kararıyla şirketten çıkarılabilir. Ayrıca haklı sebep bulunması hâlinde şirket, mahkeme kararıyla ortağın çıkarılmasını talep edebilir.

Ortaklıktan çıkarılma ciddi sonuçlar doğurduğundan, çıkarma sebebi, karar alma usulü, ortağın savunma imkânı, kararın bildirimi ve dava açma süresi dikkatle değerlendirilmelidir.

Çıkarılan ortak, çıkarma kararına karşı kanunda öngörülen süre içinde dava açabilir. Bu nedenle çıkarma süreci hem şirket hem de ortak bakımından usulüne uygun yürütülmelidir.

Özellikle iki ortaklı şirketlerde ve ortaklıktan çıkarma taleplerinde, güncel mevzuat ve şirket yapısı ayrıca incelenmelidir.

Haklı Sebeple Şirketin Feshi

Ortaklar arasındaki uyuşmazlık şirketin faaliyetlerini sürdürülemez hâle getirmişse, haklı sebeple şirketin feshi talep edilebilir.

Limited şirketlerde her ortak, haklı sebeplerin varlığı hâlinde mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, fesih yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve ortağın şirketten çıkarılmasına veya somut duruma uygun başka bir çözüme karar verebilir.

Anonim şirketlerde de haklı sebeplerin varlığı hâlinde belirli koşullar altında şirketin feshi talep edilebilir.

Fesih, şirketin varlığını sona erdirebilecek ağır bir sonuç olduğundan, bu yola başvurmadan önce pay devri, ortaklıktan çıkma, yönetim değişikliği veya başka çözüm yollarının mümkün olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Yönetici ve Ortakların Sorumluluğu

Şirket yöneticilerinin, müdürlerin veya yönetim kurulu üyelerinin kanundan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ihlal etmesi hâlinde sorumluluk gündeme gelebilir.

Bu kapsamda;

  • Şirket malvarlığının amacı dışında kullanılması,
  • Şirket zararına işlem yapılması,
  • Ortaklara eşit davranma ilkesinin ihlali,
  • Şirket sırlarının kullanılması,
  • Rekabet yasağına aykırı davranışlar,
  • Yanıltıcı kayıt veya belge düzenlenmesi,
  • Şirketin alacaklarının tahsil edilmemesi,
  • Kamu borçları ve özel kanunlardan doğan yükümlülükler

ayrıca incelenebilir.

Sorumluluk taleplerinde zararın ne olduğu, hangi işlemden kaynaklandığı, yöneticinin kusuru, illiyet bağı ve şirketin uğradığı zarar somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Arabuluculuk ve Müzakere

Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklarda tarafların anlaşma yoluyla çözüm araması çoğu zaman şirketin ticari faaliyetlerinin korunmasına katkı sağlar.

Arabuluculuk sürecinde;

  • Pay devri,
  • Ortaklardan birinin ayrılması,
  • Borç ve alacakların tasfiyesi,
  • Kâr payı ödemesi,
  • Yönetim yetkisinin yeniden düzenlenmesi,
  • Şirket sözleşmesinin değiştirilmesi,
  • Rekabet etmeme ve gizlilik hükümleri,
  • Devam eden davaların sona erdirilmesi

gibi konularda anlaşma sağlanabilir.

Ticari nitelikteki bazı alacak ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olabilir. Ancak her şirket ortaklığı uyuşmazlığı otomatik olarak dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Bu nedenle uyuşmazlığın niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Dava Açılması Gereken Hâller

Taraflar arasında anlaşma sağlanamıyorsa veya şirketin işleyişi ciddi biçimde etkileniyorsa dava yoluna başvurulabilir.

Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklarda dava konusu;

  • Genel kurul kararının iptali,
  • Bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılması,
  • Müdür veya yönetici yetkisinin sınırlandırılması,
  • Sorumluluk davası,
  • Pay devrinden kaynaklanan uyuşmazlık,
  • Ortaklıktan çıkma,
  • Ortaklıktan çıkarılma,
  • Ayrılma akçesi,
  • Haklı sebeple fesih,
  • Alacak ve tazminat talepleri

olabilir.

Görevli mahkeme çoğu ticari şirket uyuşmazlığında asliye ticaret mahkemesidir. Ancak uyuşmazlığın niteliği, taraflar ve talep sonucu dava açılmadan önce ayrıca değerlendirilmelidir.

İhtiyati Tedbir Talep Edilebilir mi?

Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklarda dava sonuçlanıncaya kadar şirket malvarlığının korunması, pay devrinin önlenmesi veya belirli işlemlerin durdurulması gerekebilir.

Koşulları varsa ihtiyati tedbir talep edilebilir. Mahkeme, tedbir talebini somut olayın özelliklerine, yaklaşık ispat durumuna ve doğabilecek zararlara göre değerlendirir.

İhtiyati tedbir talepleri özellikle;

  • Pay devrinin önlenmesi,
  • Genel kurul kararının uygulanmasının durdurulması,
  • Şirket malvarlığının korunması,
  • Temsil yetkisinin kötüye kullanılmasının önlenmesi,
  • Ortaklık payının değerini etkileyebilecek işlemler

bakımından gündeme gelebilir.

Deliller Nelerdir?

Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklarda deliller, uyuşmazlığın türüne göre değişir.

Bu kapsamda;

  • Şirket sözleşmesi veya esas sözleşme,
  • Ortaklar sözleşmesi,
  • Ticaret sicili kayıtları,
  • Genel kurul kararları,
  • Müdürler kurulu veya yönetim kurulu kararları,
  • Pay defteri,
  • Ticari defter ve kayıtlar,
  • Finansal tablolar,
  • Banka kayıtları,
  • Faturalar,
  • Sözleşmeler,
  • E-posta ve mesaj yazışmaları,
  • İhtarname ve tebliğ belgeleri,
  • Bilirkişi incelemesi

delil olarak değerlendirilebilir.

Şirket uyuşmazlıklarında belgelerin düzenli tutulması ve karar süreçlerinin yazılı şekilde kayıt altına alınması önemlidir.

Uyuşmazlık Çıkmadan Önce Alınabilecek Önlemler

Şirket ortakları arasındaki birçok uyuşmazlık, kuruluş veya ortaklığa giriş aşamasında doğru düzenlemeler yapılmadığı için ortaya çıkar.

Bu nedenle şirket kurulurken veya yeni ortak alınırken;

  • Şirket sözleşmesi ayrıntılı hazırlanmalı,
  • Ortaklar sözleşmesi değerlendirilmelidir,
  • Pay devri ve çıkış hükümleri düzenlenmelidir,
  • Rekabet etmeme ve gizlilik hükümleri belirlenmelidir,
  • Yönetim ve temsil yetkisi açık yazılmalıdır,
  • Kâr dağıtımı ve finansman ilkeleri netleştirilmelidir,
  • Uyuşmazlık çözüm yöntemi kararlaştırılmalıdır.

Önleyici düzenlemeler, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların daha hızlı ve öngörülebilir şekilde çözülmesine katkı sağlar.

Sonuç

Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıkların çözümü, şirketin türüne, ortaklık yapısına, şirket sözleşmesine, uyuşmazlığın konusuna ve tarafların taleplerine göre değişir.

Uyuşmazlık; bilgi alma hakkı, genel kurul kararları, yönetim ve temsil yetkisi, pay devri, ortaklıktan çıkma, ortaklıktan çıkarılma, ayrılma akçesi, sorumluluk veya haklı nedenle fesih gibi farklı hukuki yollara konu olabilir.

Dava yoluna başvurmadan önce şirket kayıtları, ortaklar arasındaki sözleşmeler, ticaret sicili belgeleri, karar defterleri, finansal kayıtlar ve arabuluculuk ihtimali birlikte değerlendirilmelidir. Her şirket uyuşmazlığı, şirketin yapısı ve somut olayın özellikleri içinde ayrıca ele alınmalıdır.

Hukuki Dayanak: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.392, m.437, m.438, m.445-451, m.549-553, m.595, m.613, m.614, m.616-621, m.623-630, m.636, m.638-642; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389 ve devamı; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A ve ilgili hükümler.