Ödeme emrine itiraz, borçlunun kendisine tebliğ edilen ilamsız icra takibine karşı borcu, faizi, yetkiyi, imzayı veya takipte yer alan diğer hususları kabul etmediğini icra dairesine bildirmesidir.

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Süresinde yapılan itiraz, takibi durdurur. Borçlu süresi içinde itiraz etmezse takip kesinleşebilir ve alacaklı haciz işlemleri talep edebilir.

Bu yazıda esas olarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz süreci ele alınmaktadır. Kambiyo senetlerine özgü takip, ilamlı takip, kira alacağı ve tahliye talepli takiplerde süreler ve başvuru yolları farklılık gösterebilir.

Ödeme Emri Nedir?

Ödeme emri, alacaklının icra takibi başlatması üzerine icra dairesi tarafından borçluya gönderilen resmî bildirimdir.

Ödeme emrinde;

  • Alacaklı ve borçlu bilgileri,
  • Takip dosyası numarası,
  • Talep edilen asıl alacak,
  • Faiz ve masraf kalemleri,
  • Alacağın dayanağı,
  • Ödeme ve itiraz süresi,
  • İtiraz edilmemesi hâlinde doğabilecek sonuçlar

yer alır.

Borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmesiyle birlikte takipten haberdar olur. Bu nedenle tebliğ tarihi, itiraz süresinin başlangıcı bakımından önemlidir.

Ödeme Emrine İtiraz Süresi Ne Kadardır?

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz süresi, ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren yedi gündür.

Bu süre içinde itiraz edilmezse takip kesinleşebilir. Takibin kesinleşmesi hâlinde alacaklı, borçlunun haczedilebilir malvarlığına yönelik haciz işlemleri talep edebilir.

Süre hesabında ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih dikkate alınmalıdır. Tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, itiraz süresinin doğru belirlenmesi bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Ödeme Emrine Nasıl İtiraz Edilir?

Ödeme emrine itiraz, takibi yapan icra dairesine yapılır. İtiraz yazılı dilekçeyle yapılabileceği gibi icra dairesinde sözlü olarak da bildirilebilir ve tutanağa geçirilebilir.

Uygulamada itiraz genellikle yazılı dilekçe ile yapılmaktadır. Dilekçede takip dosyası bilgileri, borçlunun kimlik veya unvan bilgileri ve itiraz edilen hususlar açık şekilde belirtilmelidir.

Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken özellikle hangi kalemlere itiraz ettiğini dikkatli belirlemelidir. Borcun tamamına itiraz edilebileceği gibi yalnızca bir kısmına, faize, yetkiye veya imzaya da itiraz edilebilir.

İtiraz Dilekçesinde Neler Bulunmalıdır?

Ödeme emrine itiraz dilekçesinde genel olarak şu bilgiler yer almalıdır:

  • İcra dairesinin adı,
  • Takip dosyası numarası,
  • Borçlunun adı, soyadı veya unvanı,
  • Alacaklının adı, soyadı veya unvanı,
  • Ödeme emrinin tebliğ tarihi,
  • İtiraz edilen hususlar,
  • Borca, faize, yetkiye veya imzaya ilişkin itiraz beyanı,
  • Tarih ve imza.

İtiraz dilekçesinin açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde hazırlanması önemlidir. Özellikle kısmi itirazlarda hangi miktara veya hangi alacak kalemine itiraz edildiği ayrıca belirtilmelidir.

Borca İtiraz

Borçlu, takip konusu borcun hiç bulunmadığını, borcun sona erdiğini, ödendiğini veya talep edilen miktarın doğru olmadığını ileri sürebilir.

Bu kapsamda;

  • Borcun hiç doğmadığı,
  • Borcun tamamen veya kısmen ödendiği,
  • Alacağın muaccel olmadığı,
  • Alacağın zamanaşımına uğradığı,
  • Talep edilen miktarın hatalı olduğu,
  • Borçlunun takipte gösterilen kişi olmadığı

itiraz sebebi olarak ileri sürülebilir.

Borca itirazın süresinde yapılması hâlinde takip durur. Ancak takibin durması, borcun kesin olarak bulunmadığı anlamına gelmez. Alacaklı, itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yollarına başvurabilir.

Faize İtiraz

Borçlu, takipte talep edilen faize de itiraz edebilir.

Faize itirazda;

  • Faiz oranının hatalı olduğu,
  • Faiz başlangıç tarihinin yanlış belirlendiği,
  • Faiz türünün doğru olmadığı,
  • İşlemiş faiz hesabının fazla yapıldığı,
  • Alacak için faiz talep edilemeyeceği

ileri sürülebilir.

Borçlu yalnızca faize itiraz ediyorsa bu hususu açıkça belirtmelidir. Aksi hâlde itirazın kapsamı konusunda uyuşmazlık yaşanabilir.

Yetkiye İtiraz

Borçlu, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını düşünüyorsa yetkiye itiraz edebilir.

Yetki itirazında, yalnızca “yetkiye itiraz ediyorum” denilmesi bazı durumlarda yeterli olmayabilir. Yetkili olduğu düşünülen icra dairesinin de belirtilmesi uygun olur.

Yetki itirazı, borca itirazla birlikte ileri sürülebilir. Yetki konusu; tarafların yerleşim yerleri, sözleşmenin ifa yeri, sözleşmede yetki düzenlemesi bulunup bulunmadığı ve alacağın niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

İmzaya İtiraz

Takip, adi yazılı bir senede dayanıyorsa ve borçlu senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürüyorsa, imzaya ayrıca ve açıkça itiraz etmelidir.

İmzaya itiraz açıkça yapılmazsa, senet altındaki imza kabul edilmiş sayılabilir. Bu nedenle imza inkârı bulunan durumlarda itiraz dilekçesinde bu hususun tereddüde yer vermeyecek şekilde yazılması gerekir.

Örneğin yalnızca “borca itiraz ediyorum” denilmesi, imza inkârı bakımından her durumda yeterli olmayabilir. İmza itirazı varsa açıkça “takibe dayanak belgede yer alan imza tarafıma ait değildir” şeklinde ayrıca belirtilmelidir.

Kısmi İtiraz

Borçlu, borcun tamamına değil yalnızca bir kısmına itiraz edebilir.

Kısmi itirazda, itiraz edilen miktarın açıkça gösterilmesi gerekir. Hangi kısma itiraz edildiği belirtilmezse itirazın kapsamı konusunda sorun yaşanabilir.

Örneğin borçlu asıl alacağın bir kısmını kabul edip kalan kısmına veya yalnızca faiz kalemine itiraz edebilir. Bu durumda kabul edilen ve itiraz edilen kalemlerin dilekçede ayrı ayrı gösterilmesi önemlidir.

İtiraz Takibi Durdurur mu?

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, süresinde yapılan itiraz takibi durdurur.

Takibin durmasıyla birlikte alacaklı, doğrudan haciz talep edemez. Takibin devam edebilmesi için borçlunun itirazının hükümden düşürülmesi gerekir.

Alacaklı, elindeki belgelere ve alacağın niteliğine göre;

  • İtirazın iptali davası,
  • İtirazın kesin kaldırılması,
  • İtirazın geçici kaldırılması

yollarından birine başvurabilir.

İtirazdan Sonra Alacaklı Ne Yapabilir?

Borçlunun itirazı üzerine takip durursa, alacaklı takibin devamını sağlamak için hukuki yollara başvurabilir.

Alacaklı, genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Bu davada alacağın varlığı ve miktarı mahkeme tarafından incelenir. Koşulları varsa icra inkâr tazminatı veya kötü niyet tazminatı talepleri de gündeme gelebilir.

Alacak belirli nitelikteki belgelere dayanıyorsa, alacaklı icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yoluna başvurabilir. Hangi yolun uygun olduğu, takip dayanağı belgeye ve borçlunun itirazının içeriğine göre belirlenmelidir.

Süre Kaçırılmışsa Ne Yapılabilir?

Borçlu yedi günlük itiraz süresini kaçırmışsa, takip kesinleşebilir. Ancak her dosyada tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ayrıca incelenmelidir.

Tebligat usulsüz yapılmışsa, tebliğ tarihinin düzeltilmesi veya usulsüz tebligata ilişkin başvuru yolları gündeme gelebilir.

Borçlu, kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememişse, koşulları varsa gecikmiş itiraz yoluna başvurabilir. Bu yolun kullanılabilmesi için engelin niteliği, ne zaman ortadan kalktığı ve takip dosyasındaki aşama ayrıca değerlendirilmelidir.

Takip kesinleşmiş olsa bile borçlu gerçekte borçlu olmadığını ileri sürüyorsa, menfi tespit veya istirdat davası gibi yollar somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.

Ödeme Emrine İtiraz Ederken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Ödeme emrine itiraz ederken süre, takip türü ve itirazın kapsamı dikkatle değerlendirilmelidir.

Özellikle;

  • Ödeme emrinin tebliğ tarihi,
  • Takip türü,
  • Takip dayanağı belge,
  • Borcun tamamına mı bir kısmına mı itiraz edileceği,
  • Faiz hesabına itiraz edilip edilmeyeceği,
  • Yetki itirazı bulunup bulunmadığı,
  • İmza inkârı olup olmadığı,
  • Tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı

incelenmelidir.

Yanlış veya eksik itiraz, takibin kısmen kesinleşmesine veya bazı itirazların sonradan ileri sürülememesine neden olabilir.

Kambiyo, Kira ve İlamlı Takiplerde Süreler Farklı Olabilir

Her ödeme emri aynı hukuki sonuca tabi değildir.

Kambiyo senetlerine özgü takiplerde, ilamlı icra takiplerinde, kira alacağı ve tahliye talepli takiplerde veya rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde uygulanacak süreler ve başvuru yolları farklı olabilir.

Bu nedenle borçluya gelen belgenin “ödeme emri” mi, “icra emri” mi, “tahliye emri” mi olduğu ve hangi takip yoluna ilişkin bulunduğu dikkatle incelenmelidir.

Sonuç

Ödeme emrine itiraz, borçlunun ilamsız icra takibine karşı başvurabileceği temel yollardan biridir. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür.

Borçlu; borca, faize, yetkiye, imzaya veya alacağın bir kısmına itiraz edebilir. Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. Ancak alacaklı, koşulları varsa itirazın iptali veya itirazın kaldırılması yollarına başvurarak takibin devamını isteyebilir.

Ödeme emrine itirazda sürelerin kaçırılmaması, itirazın kapsamının açık yazılması ve takip türünün doğru belirlenmesi önemlidir. Her icra dosyası, takip dayanağı belge ve ödeme emrinin içeriği dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Hukuki Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.60, m.62, m.65, m.66, m.67, m.68, m.68/a, m.72.