[YETKİLİ] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE
DAVACI: [Ad Soyad] – T.C. Kimlik No: [T.C. Kimlik Numarası]
Adres: [Adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
Adres: [Adres]
DAVALI: [Ad Soyad] – T.C. Kimlik No: [Biliniyorsa T.C. Kimlik Numarası]
Adres: [Adres]
MÜŞTEREK ÇOCUK: [Ad Soyad] – T.C. Kimlik No: [T.C. Kimlik Numarası]
Doğum Tarihi: [Doğum tarihi]
KONU: [Mahkeme adı]’nin [tarih] tarihli, [esas] Esas ve [karar] Karar sayılı ilamıyla davacı ile müşterek çocuk [çocuğun adı ve soyadı] arasında kurulan kişisel ilişkinin, değişen koşullar ve müşterek çocuğun üstün yararı doğrultusunda yeniden düzenlenmesi; yargılama süresince uygun bir geçici kişisel ilişki düzeni oluşturulması talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. ÖNCEKİ MAHKEME KARARI VE MEVCUT KİŞİSEL İLİŞKİ DÜZENİ
Davacı ile davalı [evlilik tarihi] tarihinde evlenmiş olup tarafların bu evliliklerinden [doğum tarihi] doğumlu müşterek çocuk [çocuğun adı ve soyadı] dünyaya gelmiştir.
Taraflar, [mahkeme adı]’nin [tarih] tarihli, [esas] Esas ve [karar] Karar sayılı ilamıyla boşanmış; müşterek çocuğun velayeti davalıya bırakılmıştır. Aynı kararla davacı ile müşterek çocuk arasında [mevcut kişisel ilişki gün ve saatleri ayrıntılı biçimde yazılmalıdır] şeklinde kişisel ilişki kurulmuştur. Anılan karar [kesinleşme tarihi] tarihinde kesinleşmiştir.
Mevcut kişisel ilişki düzeni, kararın verildiği tarihte müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, tarafların ikamet yerleri ve çalışma koşulları dikkate alınarak oluşturulmuştur. Ancak karar tarihinden sonra tarafların ve müşterek çocuğun yaşam koşullarında önemli değişiklikler meydana gelmiş; mevcut düzenleme uygulanamaz veya müşterek çocuğun güncel ihtiyaçlarını karşılayamaz hâle gelmiştir.
2. KİŞİSEL İLİŞKİNİN YENİDEN DÜZENLENMESİNİ GEREKTİREN DEĞİŞİKLİKLER
Önceki karar tarihinde müşterek çocuk [yaşı] yaşında iken hâlen [güncel yaşı] yaşındadır. Çocuğun büyümesiyle birlikte eğitim programı, sosyal yaşamı, günlük bakım ihtiyaçları ve davacıyla kurduğu ilişkinin niteliği değişmiştir.
Müşterek çocuk hâlen [okulun adı] bünyesinde [sınıfı] öğrencisi olup hafta içi [ders, kurs, etüt, spor veya diğer faaliyetleri] bulunmaktadır. Mevcut kişisel ilişki gün ve saatleri, çocuğun okul düzeni ve dinlenme ihtiyacıyla çakışmakta; bu durum hem kişisel ilişkinin sağlıklı biçimde yürütülmesini hem de çocuğun eğitim ve sosyal hayatını olumsuz etkilemektedir.
Bunun yanında [davacı/davalı], karar tarihinden sonra [yeni adres] adresine taşınmış; tarafların ikamet yerleri arasındaki mesafe ve ulaşım koşulları değişmiştir. Davacının çalışma düzeni de [çalışma günleri ve saatleri açıklanmalıdır] şeklinde değişmiş olup önceki kararda belirlenen zamanlarda kişisel ilişkinin düzenli şekilde gerçekleştirilmesi fiilen güçleşmiştir.
Mevcut düzenlemenin uygulanmasında yaşanan sorunlar geçici veya münferit olmayıp süreklilik göstermektedir. Bu nedenle kişisel ilişkinin müşterek çocuğun güncel yaşam düzenine, yaşına, eğitim durumuna ve üstün yararına uygun biçimde yeniden belirlenmesi gerekmektedir.
3. MEVCUT KİŞİSEL İLİŞKİ DÜZENİNİN YETERSİZ KALMASI
[Davacı kişisel ilişkinin genişletilmesini istiyorsa kullanılmalıdır.]
Mevcut kararla davacı ile müşterek çocuk arasında [örneğin ayda iki kez, yalnızca belirli saatler arasında ve yatılı olmayacak şekilde] kişisel ilişki kurulmuştur. Bu süre, davacı ile çocuk arasında sağlıklı ve sürekli bir ebeveyn-çocuk ilişkisinin korunması bakımından yetersiz kalmaktadır.
Müşterek çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi artık davacının yanında yatılı kalmasına uygundur. Davacının ikamet ettiği konutta çocuk için uygun yaşam ve dinlenme alanı bulunmakta; davacı çocuğun bakım, güvenlik, beslenme ve diğer ihtiyaçlarını karşılayabilecek koşullara sahiptir.
Kişisel ilişkinin yalnızca kısa süreli görüşmelerden ibaret kalması, davacının müşterek çocuğun günlük yaşamına ve gelişimine sağlıklı biçimde katılmasını engellemektedir. Çocuğun davacıyla hafta sonları, yarıyıl ve yaz tatillerinde daha uzun süre geçirmesi, aralarındaki duygusal bağın korunmasına ve geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.
Bu nedenle kişisel ilişkinin; hafta sonlarını, dinî ve millî bayramları, yarıyıl tatilini, yaz tatilini ve çocuğun doğum günü gibi özel günleri tereddüde yer bırakmayacak şekilde kapsayacak biçimde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
4. KİŞİSEL İLİŞKİNİN UYGULANMASINDA YAŞANAN SORUNLAR
Davalı, mahkeme kararında belirlenen kişisel ilişki düzenine uygun davranmamakta ve müşterek çocuğun davacıyla görüşmesini çeşitli gerekçelerle engellemektedir.
Davacı, [tarih] tarihinde müşterek çocuğu teslim almak üzere [teslim yeri] adresine gitmiş; ancak davalı [çocuğu teslim etmemiş, teslim saatinde hazır bulundurmamış, belirtilen yerde bulunmamış veya başka bir gerekçeyle görüşmenin gerçekleşmesini engellemiştir]. Benzer olaylar [tarihler] tarihlerinde de yaşanmıştır.
Davacı, yaşanan sorunların çözümü amacıyla davalıyla iletişim kurmaya çalışmışsa da görüşmeler sonuçsuz kalmıştır. Kişisel ilişkinin düzenli gerçekleştirilememesi, davacı ile müşterek çocuk arasındaki bağın zayıflamasına ve çocuğun belirsizlik yaşamasına neden olmaktadır.
Mevcut kararda teslim yeri ve saatlerinin yeterince açık olmaması da taraflar arasında uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Bu nedenle müşterek çocuğun alınacağı ve geri teslim edileceği gün, saat ve yerlerin; eğitim programı, ulaşım koşulları ve çocuğun üstün yararı gözetilerek açık ve uygulanabilir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
5. KİŞİSEL İLİŞKİNİN SINIRLANDIRILMASINI GEREKTİREN DURUMLAR
[Davacı, diğer ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin sınırlandırılmasını veya gözetim altında gerçekleştirilmesini istiyorsa somut olaya uyarlanarak kullanılmalıdır.]
Mevcut kişisel ilişki düzeninin uygulanması sırasında müşterek çocuğun fiziksel veya psikolojik güvenliğini tehlikeye düşüren olaylar yaşanmıştır.
[Diğer ebeveyn], [tarih] tarihinde [olayın gerçekleştiği yer] adresinde [şiddet, ihmal, alkol veya madde etkisinde bulunma, çocuğu uygun olmayan kişilere bırakma, çocuğun sağlık veya güvenlik ihtiyaçlarını karşılamama ya da somut olaya uygun diğer davranış] şeklinde davranmıştır. Söz konusu olay [sağlık raporu, kolluk tutanağı, mesaj kaydı, tanık anlatımı veya diğer deliller] ile sabittir.
Benzer olaylar [tarihler] tarihlerinde de meydana gelmiş; müşterek çocuk bu olaylardan sonra [korku, kaygı, uyku bozukluğu, davranış değişikliği, görüşmeye gitmek istememe veya diğer somut etkiler] yaşamıştır.
Çocuğun diğer ebeveyniyle ilişkisinin korunması önemli olmakla birlikte bu ilişkinin çocuğun fiziksel ve psikolojik güvenliğini tehlikeye düşürmemesi gerekir. Bu nedenle kişisel ilişkinin [belirli süreyle sınırlandırılması/gündüzlü kurulması/gece yatısı içermemesi/uzman veya güvenilir üçüncü kişi gözetiminde gerçekleştirilmesi] müşterek çocuğun üstün yararı bakımından gereklidir.
6. DAVACININ MÜŞTEREK ÇOCUKLA İLİŞKİSİ VE YAŞAM KOŞULLARI
Davacı, boşanma kararından sonra da müşterek çocukla yakından ilgilenmiş; çocuğun eğitimini, sağlık durumunu ve sosyal gelişimini takip etmeye çalışmıştır. Davacı ile müşterek çocuk arasında güçlü ve sağlıklı bir duygusal bağ bulunmaktadır.
Davacı [mesleği] olarak çalışmakta olup çalışma düzeni müşterek çocukla kurulacak kişisel ilişkinin gerektirdiği bakım ve gözetimi sağlamaya elverişlidir. Davacı, [kendisine ait/kiralık] ve müşterek çocuğun kalmasına uygun nitelikte bir konutta ikamet etmektedir. Konutta çocuk için [ayrı oda/yatak ve uygun yaşam alanı] bulunmaktadır.
Davacı, kişisel ilişki süresince müşterek çocuğun eğitim, sağlık, beslenme, dinlenme ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayabilecek ekonomik ve sosyal koşullara sahiptir. Talep edilen düzenleme, yalnızca davacının isteğine değil, müşterek çocuğun her iki ebeveyniyle düzenli ve sağlıklı ilişki kurma ihtiyacına dayanmaktadır.
7. MÜŞTEREK ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI VE GÖRÜŞÜNÜN ALINMASI
Kişisel ilişkiye ilişkin uyuşmazlıklarda belirleyici ölçüt, tarafların kişisel beklentileri değil müşterek çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun yaşı, eğitim düzeni, fiziksel ve psikolojik gelişimi, anne ve babasıyla ilişkisi, ikamet yerleri arasındaki mesafe ve yaşam koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
Müşterek çocuk [yaşı] yaşında olup kendisini ilgilendiren kişisel ilişki düzenlemesi hakkında görüş oluşturabilecek yaş ve olgunluktadır. Çocuğun, tarafların etkisi ve baskısı altında kalmadan, uygun bir ortamda ve gerektiğinde uzman eşliğinde dinlenmesi; görüşünün yaşı ve olgunluk düzeyi oranında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Tarafların ve müşterek çocuğun yaşam koşullarının sosyal hizmet uzmanı, pedagog veya psikolog tarafından incelenmesi ve sosyal inceleme raporu düzenlenmesi de uyuşmazlığın çocuğun üstün yararına uygun biçimde çözümlenmesini sağlayacaktır.
8. TALEP EDİLEN YENİ KİŞİSEL İLİŞKİ DÜZENİ
Müşterek çocuğun yaşı, okul düzeni, sosyal faaliyetleri ve tarafların yaşam koşulları dikkate alınarak davacı ile çocuk arasında;
- Her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu, cuma günü saat [saat]’ten pazar günü saat [saat]’e kadar,
- Yarıyıl tatilinin [birinci/ikinci] haftasında, tatilin başladığı [gün ve saat] ile sona erdiği [gün ve saat] arasında,
- Yaz tatilinde her yıl [başlangıç tarihi ve saati] ile [bitiş tarihi ve saati] arasında kesintisiz olarak,
- Dinî bayramların [birinci/ikinci] günü saat [saat]’ten [son gün] saat [saat]’e kadar,
- Tek yıllarda/çift yıllarda [23 Nisan, doğum günü, yılbaşı veya somut olaya uygun özel günlerde],
- Çocuğun yurt dışında veya şehir dışında yaşaması hâlinde seyahat süresi, okul takvimi ve ulaşım koşulları gözetilerek [uygun tatil dönemi ve süre],
kişisel ilişki kurulması müşterek çocuğun üstün yararına uygun olacaktır.
Müşterek çocuğun teslim ve geri teslim işlemlerinin [açık adres veya uygun teslim yeri] adresinde gerçekleştirilmesi; çocuğun davacı tarafından teslim alınarak aynı yerde davalıya geri teslim edilmesi gerekmektedir.
Tarafların farklı şehirlerde veya ülkelerde yaşaması nedeniyle yüz yüze görüşmenin her zaman mümkün olmaması hâlinde, davacı ile müşterek çocuk arasında haftanın [günleri] günleri saat [başlangıç] ile [bitiş] arasında telefonla veya görüntülü iletişim kurulmasına da karar verilmesi gerekmektedir.
9. YARGILAMA SÜRESİNCE GEÇİCİ KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI
Kişisel ilişkiye ilişkin yargılamanın devam ettiği süre boyunca mevcut sorunların sürmesi, davacı ile müşterek çocuk arasındaki bağın zayıflamasına ve çocuk bakımından telafisi güç sonuçların ortaya çıkmasına neden olabilecektir.
Bu nedenle dosyadaki mevcut deliller ve gerektiğinde alınacak ön değerlendirme raporu doğrultusunda, nihai karar verilinceye kadar davacı ile müşterek çocuk arasında [talep edilen geçici gün ve saatler] şeklinde geçici kişisel ilişki kurulması gerekmektedir.
[Çocuğun güvenliğine ilişkin somut risk varsa:] Geçici kişisel ilişkinin, gerekli görülmesi hâlinde uzman veya mahkemece uygun görülecek güvenilir bir kişi gözetiminde gerçekleştirilmesi talep edilmektedir.
Açıklanan nedenlerle, önceki kişisel ilişki kararından sonra meydana gelen değişiklikler ve uygulamada yaşanan sorunlar karşısında mevcut düzenleme müşterek çocuğun güncel ihtiyaçlarını karşılamamaktadır. Davacı ile müşterek çocuk arasındaki ilişkinin sağlıklı ve düzenli biçimde sürdürülebilmesi amacıyla kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararı doğrultusunda yeniden düzenlenmesi zorunlu hâle gelmiştir.
HUKUKİ NEDENLER: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 182, 183, 323, 324, 325, 326 ve ilgili maddeleri; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili sair mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER: [Mahkeme adı]’nin [esas] Esas ve [karar] Karar sayılı boşanma dosyası ile kesinleşme şerhli karar örneği, nüfus aile kayıt tablosu, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları, sosyal inceleme raporu, pedagog, psikolog veya sosyal çalışmacı incelemesi, müşterek çocuğun uzman eşliğinde alınacak beyanı, okul ve eğitim kayıtları, ders ve etkinlik programları, sağlık raporları ve hastane kayıtları, tarafların adres ve yerleşim yeri kayıtları, çalışma belgeleri, seyahat ve ulaşım kayıtları, mesajlaşma ve elektronik iletişim kayıtları, hukuka uygun şekilde elde edilmiş fotoğraf ve video kayıtları, tanık anlatımları, kolluk tutanakları, savcılık soruşturma ve ceza dava dosyaları, 6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş kararlar, çocuk teslimi ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin müdürlük kayıtları ile tutanaklar, bilirkişi incelemesi, keşif ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenler doğrultusunda;
Davanın kabulü ile [mahkeme adı]’nin [tarih] tarihli, [esas] Esas ve [karar] Karar sayılı ilamıyla davacı ile müşterek çocuk [çocuğun adı ve soyadı] arasında kurulan kişisel ilişkinin kaldırılarak, müşterek çocuğun üstün yararına uygun olacak şekilde;
- Her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu cuma günü saat [saat]’ten pazar günü saat [saat]’e kadar,
- Yarıyıl tatilinin [birinci/ikinci] haftasında [başlangıç ve bitiş zamanları],
- Yaz tatilinde [başlangıç ve bitiş zamanları],
- Dinî bayramlarda [gün ve saatler],
- [Varsa diğer tatil ve özel günlerde],
davacı ile müşterek çocuk arasında yeniden kişisel ilişki kurulmasına,
- [Gerekiyorsa:] Davacı ile müşterek çocuk arasında haftanın [günleri] günleri saat [başlangıç] ile [bitiş] arasında telefonla veya görüntülü iletişim kurulmasına,
- Müşterek çocuğun teslim ve geri teslim işlemlerinin [teslim yeri ve adresi] adresinde gerçekleştirilmesine,
- Yargılama süresince davacı ile müşterek çocuk arasında [geçici kişisel ilişki gün ve saatleri] şeklinde geçici kişisel ilişki kurulmasına,
- [Somut risk bulunuyorsa:] Kişisel ilişkinin müşterek çocuğun güvenliği gözetilerek [uzman/güvenilir üçüncü kişi] gözetiminde ve [yatılı olmayacak biçimde/belirlenen sınırlamalarla] gerçekleştirilmesine,
- Müşterek çocuğun görüşünün yaşı ve olgunluk düzeyine uygun yöntemle, gerektiğinde uzman eşliğinde alınmasına,
- Tarafların ve müşterek çocuğun yaşam koşullarının sosyal hizmet uzmanı, pedagog veya psikolog aracılığıyla incelenerek sosyal inceleme raporu düzenlenmesine,
- Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, müvekkil adına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. [Tarih]
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad]
İmza
EKLER: Vekâletname örneği, kesinleşme şerhli boşanma ve kişisel ilişki kararı, nüfus kayıt örneği, okul ve etkinlik programları, çalışma ve ikamet koşullarına ilişkin belgeler, kişisel ilişkinin uygulanmasında yaşanan sorunlara ilişkin tutanak ve kayıtlar, [varsa diğer ekler].
Kullanım Notu
Köşeli parantez içindeki alanlar somut olayın özelliklerine göre doldurulmalı; olayda karşılığı bulunmayan açıklama ve talepler metinden çıkarılmalıdır. Şablon esas olarak velayet kendisine verilmeyen anne veya babanın açacağı dava gözetilerek hazırlanmıştır. Kişisel ilişkinin genişletilmesi talep ediliyorsa 5. bölüm; sınırlandırılması veya gözetimli kurulması isteniyorsa 3. bölüm somut olaya göre çıkarılmalıdır.
Talep edilen görüşme düzeni mümkün olduğunca açık yazılmalı; “uygun zamanlarda” gibi uygulamada yeni uyuşmazlık yaratabilecek belirsiz ifadeler yerine başlangıç ve bitiş günleri, saatleri, teslim yeri, tatil dönemleri ve ulaşım sorumluluğu gösterilmelidir. Kişisel ilişkinin sınırlandırılması veya kaldırılması ise ancak çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ya da benzeri ciddi nedenlerin somut olay ve delillerle ortaya konulması hâlinde talep edilmelidir. Dayanak hükümler Türk Medeni Kanunu’nun güncel resmî metninde yer almaktadır.