YETKİLİ [YER] İŞ MAHKEMESİNE

DOSYA NO: [ESAS NUMARASI]

DAVALI: [İŞVERENİN ADI SOYADI/TİCARET UNVANI] – T.C. Kimlik/Vergi No: [NUMARA]
Adres: [ADRES]

VEKİLİ: Av. [ADI SOYADI]
Adres: [ADRES]

DAVACI: [ADI SOYADI] – T.C. Kimlik No: [T.C. KİMLİK NUMARASI]
Adres: [ADRES]

KONU: Davacının feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesi, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklarının belirlenmesi taleplerine karşı cevap ve itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR

İŞ GÜVENCESİ KAPSAMINA VE DAVA ŞARTLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ

Davacı, müvekkil şirkete ait işyerinde [İŞE GİRİŞ TARİHİ] ile [FESİH TARİHİ] tarihleri arasında [GÖREVİ] olarak çalışmıştır. Davacının iş sözleşmesi, [FESİH NEDENİ] nedeniyle [FESİH TARİHİ] tarihinde sona erdirilmiştir.

Öncelikle davacının işe iade hükümlerinden yararlanabilmesi için belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışması, en az altı aylık kıdeminin bulunması, işyerinde kanunda öngörülen sayıda işçi çalıştırılması ve iş güvencesi kapsamı dışında bırakılan işveren vekillerinden olmaması gerekmektedir.

Somut olayda davacı, [ALTI AYLIK KIDEM ŞARTINI TAŞIMAMAKTADIR/BELİRLİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİYLE ÇALIŞMIŞTIR/İŞYERİNDE OTUZDAN AZ İŞÇİ ÇALIŞMAKTADIR/İŞYERİNİN BÜTÜNÜNÜ SEVK VE İDARE EDEN VE İŞÇİYİ İŞE ALMA VE İŞTEN ÇIKARMA YETKİSİ BULUNAN İŞVEREN VEKİLİ NİTELİĞİNDEDİR]. Bu nedenle davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanması ve işe iade talebinde bulunması mümkün değildir.

Ayrıca fesih bildiriminin davacıya [TEBLİĞ TARİHİ] tarihinde tebliğ edildiği, arabuluculuk başvurusunun [BAŞVURU TARİHİ] tarihinde yapıldığı ve anlaşamama son tutanağının [SON TUTANAK TARİHİ] tarihinde düzenlendiği dikkate alındığında, [ARABULUCULUK BAŞVURUSUNUN BİR AYLIK SÜRE İÇİNDE YAPILMADIĞI/DAVANIN SON TUTANAĞIN DÜZENLENDİĞİ TARİHTEN İTİBAREN İKİ HAFTALIK SÜRE İÇİNDE AÇILMADIĞI] anlaşılmaktadır. Yasal süreler içerisinde yerine getirilmeyen başvuru ve dava açma işlemleri nedeniyle davanın süre yönünden reddi gerekmektedir.

FESİH GEÇERLİ VE HUKUKA UYGUNDUR

Davacının iş sözleşmesi, dava dilekçesinde ileri sürüldüğü gibi keyfî veya nedensiz biçimde sona erdirilmemiştir. Fesih, davacının [YETERSİZLİĞİNDEN/DAVRANIŞLARINDAN/İŞLETMENİN, İŞYERİNİN VEYA İŞİN GEREKLERİNDEN] kaynaklanan somut ve geçerli nedenlere dayanmaktadır.

Davacının [PERFORMANSININ BEKLENEN VE OBJEKTİF OLARAK BELİRLENEN DÜZEYİN ALTINDA KALDIĞI/GÖREVLERİNİ HATIRLATILMASINA RAĞMEN GEREĞİ GİBİ YERİNE GETİRMEDİĞİ/İŞYERİ DÜZENİNİ VE ÇALIŞMA BARIŞINI OLUMSUZ ETKİLEYEN DAVRANIŞLARDA BULUNDUĞU] işyeri kayıtları, performans değerlendirme belgeleri, yazılı uyarılar, savunma talep yazıları, davacının savunmaları ve olay tutanaklarıyla sabittir.

Davacıya eksikliklerini gidermesi ve davranışlarını düzeltmesi için makul süre ve imkân tanınmış; kendisine [TARİHLER] tarihlerinde yazılı uyarılarda bulunulmuştur. Ancak davacı, yapılan uyarılara rağmen aynı tutum ve davranışlarını sürdürmüş ve iş ilişkisinin devamı müvekkil işveren açısından beklenemez hâle gelmiştir.

Feshin işletmenin, işyerinin veya işin gereklerine dayanması hâlinde ise müvekkil şirket tarafından [EKONOMİK DARALMA, İŞ HACMİNDE AZALMA, ORGANİZASYONEL YENİDEN YAPILANMA, BÖLÜMÜN KAPATILMASI, POZİSYONUN KALDIRILMASI, TEKNOLOJİK DEĞİŞİKLİK VEYA DİĞER İŞLETMESEL NEDEN] doğrultusunda alınmış ve tutarlı biçimde uygulanmış bir işletmesel karar bulunmaktadır.

Söz konusu karar sonucunda davacının görev yaptığı [BİRİM/POZİSYON] ortadan kalkmış veya bu pozisyondaki iş gücü ihtiyacı azalmıştır. Karar yalnızca davacıya yönelik olmayıp işletmenin ihtiyaçları doğrultusunda objektif ölçütlerle uygulanmıştır. Davacının eğitimine, tecrübesine ve niteliklerine uygun boş bir pozisyonda değerlendirilip değerlendirilemeyeceği araştırılmış; ancak davacının görevlendirilebileceği uygun ve boş bir pozisyon bulunmadığı anlaşılmıştır.

Müvekkil işveren, iş ilişkisinin devamını sağlayabilecek daha hafif tedbirleri değerlendirmiş; feshe ancak başka bir çözüm bulunamaması üzerine son çare olarak başvurmuştur. Bu nedenle davacının iş sözleşmesinin sona erdirilmesi ölçülü, zorunlu ve işletmenin gerçek ihtiyaçlarıyla uyumludur.

FESİH USULÜNE UYGUN OLARAK GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR

Davacıya yapılan fesih bildirimi yazılı olup fesih nedeni açık ve kesin şekilde belirtilmiştir. Fesih bildirimi davacıya [TEBLİĞ TARİHİ] tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve iş sözleşmesinin sona erme nedeni kendisine bildirilmiştir.

Fesih davacının davranışı veya yeterliliğiyle ilgili bir nedene dayanıyorsa davacıdan [SAVUNMA TALEP TARİHİ] tarihinde yazılı savunma istenmiş; davacı [SAVUNMASINI SUNMUŞ/SAVUNMA VERMEKTEN KAÇINMIŞ/SAVUNMA İÇİN VERİLEN SÜRE İÇERİSİNDE HERHANGİ BİR AÇIKLAMA YAPMAMIŞTIR]. Davacının savunması ve dosya kapsamındaki belgeler birlikte değerlendirilmiş, bundan sonra fesih kararı alınmıştır.

Feshin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin ikinci bendinde düzenlenen ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlara dayanması hâlinde ise müvekkil işverenin haklı nedenle derhâl fesih hakkı bulunmaktadır. Davacının [HAKLI FESHE NEDEN OLAN DAVRANIŞ] şeklindeki eylemi [TUTANAK, KAMERA KAYDI, YAZIŞMA, TANIK ANLATIMI VE DİĞER BELGELER] ile sabit olup fesih, olayın öğrenilmesinden sonra yasal süre içerisinde gerçekleştirilmiştir.

Feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükünün müvekkil işverende olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Müvekkil işveren, feshe dayanak oluşturan somut olayları ve geçerli nedeni özlük dosyası, işyeri kayıtları, fesih bildirimi, savunma belgeleri, performans kayıtları, işletmesel karar ve diğer delillerle ortaya koymaktadır. Davacının feshin başka ve hukuka aykırı bir nedene dayandığı yönündeki iddiası ise soyut olup herhangi bir delille desteklenmemiştir.

DAVACININ İŞE İADE VE BUNA BAĞLI TALEPLERİ YERİNDE DEĞİLDİR

Davacının iş sözleşmesi geçerli ve hukuka uygun bir nedene dayanılarak feshedildiğinden feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade talebinin reddi gerekmektedir. İşe iade talebinin reddine bağlı olarak işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer hakların belirlenmesine yönelik taleplerinin de hukuki dayanağı bulunmamaktadır.

Davacının ücretine ilişkin dava dilekçesinde belirttiği tutar da gerçeği yansıtmamaktadır. Davacının fesih tarihindeki son aylık brüt ücreti [TUTAR] TL olup düzenli ve süreklilik göstermeyen ödemelerin ücret hesabına dâhil edilmesi mümkün değildir. Davacının ücretine ilişkin iddiasının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, yapılacak herhangi bir hesaplamada ücret bordroları ve banka ödeme kayıtlarının esas alınması gerekmektedir.

Davanın kabulü ihtimalinde dahi işe başlatmama tazminatının belirlenmesinde davacının kıdemi, fesih nedeni ve somut olayın özellikleri dikkate alınmalı; tazminat yasal alt sınırdan belirlenmelidir. Boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklar ise kanunda öngörülen süre ve şartlarla sınırlı olarak hesaplanmalıdır. Mahkemece belirlenecek tutarların fiilen ödenebilmesi, kararın kesinleşmesinden sonra davacının yasal süresi içinde samimi biçimde işe başlamak üzere başvurması ve diğer yasal koşulların gerçekleşmesine bağlıdır. İşe iadenin mali sonuçları kanunda en çok dört aylık boşta geçen süre ücreti ve dört ila sekiz aylık işe başlatmama tazminatı sınırları içerisinde düzenlenmiştir.

Dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamamış olması müvekkil işverenin davacının iddialarını kabul ettiği anlamına gelmemektedir. Arabuluculuk tutanağı ve başvuru evrakı getirtilerek arabuluculukta ileri sürülen talepler ile dava konusu taleplerin kapsamı karşılaştırılmalıdır. İşe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

HUKUKİ NEDENLER: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17, 18, 19, 20, 21, 25 ve 26. maddeleri, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili diğer mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: İş sözleşmesi, SGK tescil ve hizmet dökümü, işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri, işyeri özlük dosyası, fesih bildirimi ve tebliğ belgesi, savunma talep yazıları ve davacı savunmaları, ihtar ve uyarı yazıları, disiplin kurulu kararları, olay ve devamsızlık tutanakları, performans değerlendirme kayıtları, görev tanımları, işyeri yönetmelikleri ve iç düzenlemeleri, işletmesel karar, organizasyon şemaları, norm kadro ve personel kayıtları, fesih öncesi ve sonrasına ilişkin çalışan listeleri, iş ilanları, ücret bordroları, banka hesap kayıtları, elektronik posta ve mesajlaşma kayıtları, işyeri giriş-çıkış ve kamera kayıtları, arabuluculuk başvuru evrakı ve anlaşamama son tutanağı, tanık anlatımları, bilirkişi incelemesi, isticvap, yemin ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek sebepler doğrultusunda;

  1. Davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanma şartlarını taşımaması ve/veya yasal başvuru ve dava açma sürelerine uymaması hâlinde davanın öncelikle usulden ve süre yönünden reddine,
  2. Davacının iş sözleşmesinin geçerli ve hukuka uygun bir nedene dayanılarak sona erdirilmiş olması nedeniyle feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade talebinin esastan reddine,
  3. İşe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer hakların belirlenmesine yönelik taleplerinin reddine,
  4. Mahkemece aksi kanaate varılması hâlinde işe başlatmama tazminatının somut olayın özellikleri dikkate alınarak yasal alt sınırdan belirlenmesine ve yapılacak hesaplamada davacının gerçek brüt ücretinin esas alınmasına,
  5. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini müvekkil adına saygıyla arz ve talep ederiz. [TARİH]

Davalı Vekili
Av. [ADI SOYADI]
[İMZA]

EKLER: Vekâletname örneği, iş sözleşmesi, SGK kayıtları, fesih bildirimi ve tebliğ belgesi, savunma ve ihtar belgeleri, tutanaklar, performans değerlendirme kayıtları, işletmesel karar ve organizasyon belgeleri, ücret bordroları, banka kayıtları, arabuluculuk anlaşamama son tutanağı ve mevcut diğer belgeler.

Kullanım Notu

Köşeli parantez içindeki alanlar somut olayın özelliklerine göre doldurulmalıdır.