İlamsız icra takibi, alacaklının elinde mahkeme kararı bulunmadan para veya teminat alacağını tahsil etmek amacıyla icra dairesine başvurmasıdır.

Bu takip yolunda icra dairesi, alacağın gerçekten var olup olmadığını mahkeme gibi yargılayarak incelemez. Alacaklının takip talebi üzerine borçluya ödeme emri gönderilir. Borçlu, ödeme emrine süresi içinde itiraz ederse takip durur. İtiraz edilmezse takip kesinleşir ve alacaklı haciz işlemleri talep edebilir.

Bu yazıda ağırlıklı olarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi ele alınmaktadır.

İlamsız İcra Takibi Hangi Alacaklar İçin Başlatılabilir?

İlamsız icra takibi, kural olarak para ve teminat alacakları için başlatılabilir.

Bu kapsamda;

  • Sözleşmeden doğan alacaklar,
  • Fatura alacakları,
  • Cari hesap alacakları,
  • Kira alacakları,
  • Ödünç para alacakları,
  • Hizmet veya mal satışından doğan alacaklar,
  • Alacak ikrarına dayanan talepler

ilamsız icra takibine konu edilebilir.

Alacağın mutlaka mahkeme kararına dayanması gerekmez. Ancak alacağın dayanağı, miktarı, muaccel olup olmadığı, zamanaşımı durumu ve eldeki belgeler takip başlatılmadan önce değerlendirilmelidir.

Kambiyo senetlerine, kira alacaklarına, rehinli alacaklara veya abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin bazı takip yollarında özel hükümler uygulanabilir.

İlamsız İcra Takibi Nasıl Başlatılır?

İlamsız icra takibi, alacaklının icra dairesine takip talebi sunmasıyla başlar.

Takip talebinde genel olarak;

  • Alacaklının adı, soyadı veya unvanı,
  • Borçlunun adı, soyadı veya unvanı,
  • Tarafların adres bilgileri,
  • Alacağın miktarı,
  • Talep edilen faiz ve başlangıç tarihi,
  • Alacağın dayanağı,
  • Varsa alacağı gösteren belgeler,
  • Takip yolu

yer alır.

Alacak bir belgeye dayanıyorsa, bu belgenin takip talebiyle birlikte icra dairesine sunulması gerekir. Belge bulunmaması, ilamsız takip başlatılmasına her zaman engel değildir; ancak borçlunun itiraz etmesi hâlinde alacağın ispatı bakımından önem taşır.

Ödeme Emri Nedir?

İcra dairesi, takip talebinin kanunda aranan unsurları taşıdığını değerlendirirse borçluya ödeme emri gönderir.

Ödeme emri, borçluya karşı başlatılan takibin resmî bildirimi niteliğindedir. Borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğiyle birlikte takipten haberdar olur.

Ödeme emrinde borcun miktarı, alacaklı ve borçlu bilgileri, takip dayanağı, faiz ve masraflar ile borçlunun ödeme ve itiraz süresi yer alır.

Borçlunun İtiraz Süresi Ne Kadardır?

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir.

Borçlu;

  • Borca,
  • Faize,
  • Yetkiye,
  • İmzaya,
  • Alacağın tamamına veya bir kısmına

itiraz edebilir.

İmza itirazı ayrıca ve açıkça belirtilmelidir. Borçlu, takibe dayanak gösterilen senet altındaki imzayı reddediyorsa bunu itirazında açık şekilde ifade etmelidir.

Süresinde yapılan itiraz, takibi durdurur. Borçlu süresi içinde itiraz etmezse takip kesinleşebilir.

Borçlu Ödeme Emrine İtiraz Etmezse Ne Olur?

Borçlu yedi günlük süre içinde ödeme emrine itiraz etmezse takip kesinleşir. Takibin kesinleşmesi, alacaklının haciz talep edebilmesi bakımından önemlidir.

Bu aşamadan sonra alacaklı;

  • Borçlunun banka hesaplarının,
  • Araçlarının,
  • Taşınmazlarının,
  • Maaş veya ücretinin,
  • Üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının,
  • Diğer haczedilebilir malvarlığı değerlerinin

haczedilmesini talep edebilir.

Takibin kesinleşmesi, alacağın mahkeme kararıyla kesin olarak tespit edildiği anlamına gelmez. Ancak borçlu süresinde itiraz etmediği için takip hukuku bakımından cebrî icra işlemlerine devam edilebilir.

Borçlu İtiraz Ederse Ne Olur?

Borçlunun süresi içinde itiraz etmesi hâlinde takip durur. Bu durumda alacaklı, takibin devam edebilmesi için borçlunun itirazını bertaraf edecek hukuki yollara başvurmalıdır.

Alacaklı, alacağın dayanağına ve elindeki belgelere göre;

  • İtirazın iptali davası,
  • İtirazın kesin kaldırılması,
  • İtirazın geçici kaldırılması

yollarından birini değerlendirebilir.

Hangi yolun seçileceği, alacağın dayandığı belgeye, itirazın türüne ve somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.

İtirazın İptali Davası

İtirazın iptali davası, borçlunun itirazı nedeniyle duran ilamsız icra takibinin devamını sağlamak amacıyla açılan davadır.

Bu davada mahkeme, alacağın gerçekten var olup olmadığını genel hükümler çerçevesinde inceler. Alacaklı, alacağın varlığını ve miktarını ispatlamakla yükümlüdür.

İtirazın iptali davası sonucunda mahkeme itirazın iptaline karar verirse takip devam edebilir. Koşulları varsa icra inkâr tazminatı veya kötü niyet tazminatı da gündeme gelebilir.

İtirazın Kaldırılması

Alacak belirli nitelikteki belgelere dayanıyorsa, alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep edebilir.

İtirazın kaldırılması yolu, her alacak için kullanılabilecek genel bir dava yolu değildir. Alacağın kanunda öngörülen nitelikte belgelere dayanması gerekir.

Borçlu senet altındaki imzayı açıkça reddetmişse, koşullarına göre itirazın geçici kaldırılması gündeme gelebilir.

Bu nedenle itirazın iptali mi yoksa itirazın kaldırılması yoluna mı başvurulacağı, takip dosyasındaki belgeler ve borçlunun itiraz içeriği incelenerek belirlenmelidir.

Haciz Aşaması

Takip kesinleştikten sonra alacaklı, borçlunun haczedilebilir malvarlığına yönelik haciz işlemleri talep edebilir.

Haciz işlemleri, borçlunun malvarlığı değerlerinin alacağın tahsili amacıyla icra müdürlüğü aracılığıyla sınırlandırılmasıdır. Haczedilen malların satışı ve satış bedelinden alacağın tahsili, takip dosyasının ilerleyen aşamalarında gündeme gelebilir.

Haciz yapılırken borç miktarı, faiz, masraf, vekâlet ücreti ve haczedilecek malın niteliği birlikte değerlendirilir. Borçlunun bazı mal ve hakları bakımından haczedilemezlik iddiaları ayrıca ileri sürülebilir.

Borçlu Gerçekten Borçlu Değilse Ne Yapmalıdır?

Borçlu, ödeme emrinde belirtilen borcu kabul etmiyorsa yedi günlük itiraz süresini kaçırmamalıdır.

Borçlu;

  • Borcun hiç doğmadığını,
  • Borcun ödendiğini,
  • Borcun zamanaşımına uğradığını,
  • Faiz veya masraf hesabının hatalı olduğunu,
  • Alacaklının takip yapma hakkı bulunmadığını,
  • Yetkili icra dairesinde takip yapılmadığını

ileri sürebilir.

Süre kaçırılmışsa veya takip kesinleşmişse, borçlunun başvurabileceği yollar somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Usulsüz tebligat, gecikmiş itiraz, menfi tespit veya istirdat davası gibi yollar ancak koşulları varsa gündeme gelebilir.

İlamsız İcra Takibi Başlatmadan Önce Nelere Dikkat Edilmelidir?

Alacaklı bakımından ilamsız icra takibi başlatılmadan önce alacağın dayanağı ve takip stratejisi değerlendirilmelidir.

Bu kapsamda;

  • Alacağın muaccel olup olmadığı,
  • Alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı,
  • Borçlunun doğru kişi veya şirket olup olmadığı,
  • Borçlunun güncel adresi,
  • Faiz türü ve başlangıç tarihi,
  • Alacağı gösteren sözleşme, fatura, dekont veya yazışmalar,
  • Yetkili icra dairesi,
  • Borçlunun itiraz etmesi hâlinde izlenecek yol

incelenmelidir.

Eksik veya hatalı takip talebi, yanlış borçluya takip başlatılması, hatalı faiz hesabı veya yetki konusunda yanlış değerlendirme yapılması takibin uzamasına neden olabilir.

Arabuluculuk Gerekir mi?

İlamsız icra takibi başlatmak için kural olarak dava şartı arabuluculuk aranmaz. Çünkü icra takibi, dava açılmasıyla aynı usule tabi değildir.

Ancak borçlu takibe itiraz ederse ve alacaklı itirazın iptali davası açmak isterse, uyuşmazlığın türüne göre arabuluculuk dava şartı gündeme gelebilir.

Özellikle işçi-işveren, ticari, kira veya tüketici uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabuluculuk şartı ayrıca değerlendirilmelidir.

İlamsız Takip ile İlamlı Takip Arasındaki Fark

İlamlı icra takibi, mahkeme kararı veya ilam niteliğindeki belgeye dayanılarak başlatılır. İlamsız icra takibinde ise alacaklının elinde mahkeme kararı bulunması gerekmez.

İlamsız takipte borçlu ödeme emrine süresinde itiraz ederek takibi durdurabilir. İlamlı takipte ise borçlunun başvurabileceği yollar daha sınırlıdır ve takip, mahkeme kararına dayandığı için farklı usul kurallarına tabidir.

Bu nedenle alacaklının elindeki belgeye ve alacağın niteliğine göre ilamlı takip mi, ilamsız takip mi yoksa başka bir takip yolu mu seçileceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Sonuç

İlamsız icra takibi, mahkeme kararı bulunmadan para veya teminat alacaklarının tahsili için başvurulan temel icra yollarından biridir.

Alacaklı, takip talebiyle icra dairesine başvurur; borçluya ödeme emri gönderilir. Borçlu yedi gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşebilir ve haciz aşamasına geçilebilir. Borçlu süresinde itiraz ederse takip durur ve alacaklının itirazın iptali veya kaldırılması gibi yollara başvurması gerekebilir.

İlamsız icra takibinde süreler, itirazın içeriği, alacağın dayanağı, faiz hesabı ve takip yolunun doğru belirlenmesi önemlidir. Her takip dosyası, alacağın niteliğine ve tarafların durumuna göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Hukuki Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.42, m.58, m.60, m.62, m.66, m.67, m.68, m.68/a, m.72, m.78, m.85 ve devamı; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B.