[YER] AİLE MAHKEMESİNE

DOSYA NO: [Esas Numarası]

DAVALI: [Ad Soyad] – T.C. Kimlik No: [T.C. Kimlik Numarası]
Adres: [Adres]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
Adres: [Adres]

DAVACI: [Ad Soyad] – T.C. Kimlik No: [Biliniyorsa T.C. Kimlik Numarası]
Adres: [Adres]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
Adres: [Adres]

KONU: Davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü gerçeğe aykırı iddialara karşı cevaplarımız ile davanın reddi; aksi kanaate varılması hâlinde müşterek çocuğun geçici ve kesin velayetinin müvekkile verilmesi, müvekkil ve müşterek çocuk yararına nafakaya, müvekkil yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi taleplerimizin sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR

1. DAVA DİLEKÇESİNDEKİ İDDİALARA CEVAPLARIMIZ

Davacı tarafından açılan boşanma davası, gerçeği yansıtmayan, somut olgularla desteklenmeyen ve hukuki dayanaktan yoksun iddialara dayanmaktadır. Dava dilekçesinde müvekkile yöneltilen isnatların hiçbirinin kabulü mümkün değildir. İşbu cevap dilekçesinde açıkça kabul edilen hususlar dışında kalan tüm iddia, beyan ve talepleri reddediyoruz.

Davacı, dava dilekçesinde [davacının müvekkile yönelttiği iddia özetlenmelidir] şeklinde beyanda bulunmuşsa da söz konusu iddia gerçeği yansıtmamaktadır. Gerçekte [olayın müvekkil yönünden nasıl gerçekleştiği; tarih, yer, tarafların davranışları ve mevcut deliller belirtilerek açıklanmalıdır].

Davacının [ikinci iddiası] yönündeki beyanı da soyut ve dayanaksızdır. [Bu iddiaya ilişkin ayrıntılı cevap ve varsa iddianın aksini gösteren olaylar açıklanmalıdır.]

[Dava dilekçesinde ileri sürülen diğer iddialara, her bir iddianın hangi nedenle gerçeğe aykırı olduğu belirtilerek ayrı paragraflar hâlinde cevap verilmelidir.]

Davacı, kendi kusurlu davranışlarını gizleyerek evlilik birliğinin sona ermesinden müvekkili sorumlu göstermeye çalışmaktadır. Oysa taraflar arasında yaşanan olaylar bir bütün olarak değerlendirildiğinde müvekkile yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, evlilik birliğinde yaşanan sorunların davacının tutum ve davranışlarından kaynaklandığı açıkça anlaşılacaktır.

2. EVLİLİK BİRLİĞİ VE MÜŞTEREK ÇOCUK

Müvekkil ile davacı [evlilik tarihi] tarihinde evlenmiş olup tarafların bu evliliklerinden [doğum tarihi] doğumlu [çocuğun adı ve soyadı] isimli müşterek çocukları bulunmaktadır.

Müvekkil, evlilik birliği süresince eş ve ebeveyn olarak üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş; ailenin huzurunu, ortak yaşamın devamını ve müşterek çocuğun sağlıklı gelişimini korumak için gerekli özeni göstermiştir. Buna rağmen davacı, [davacının evlilik birliğine aykırı tutum ve davranışlarının genel çerçevesi açıklanmalıdır] şeklindeki davranışlarıyla evlilik birliğinin zarar görmesine sebebiyet vermiştir.

Tarafların müşterek çocuğu bulunmaması hâlinde bu bölüm şu şekilde düzenlenmelidir: “Müvekkil ile davacı [evlilik tarihi] tarihinde evlenmiş olup tarafların bu evliliklerinden müşterek çocukları bulunmamaktadır.”

3. DAVACININ KUSURLU DAVRANIŞLARI

Evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylar, dava dilekçesinde ileri sürüldüğünün aksine müvekkilden değil, davacının kusurlu davranışlarından kaynaklanmıştır. Davacı, evlilik birliği devam ederken [hakaret, tehdit, fiziksel veya psikolojik şiddet, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış, ekonomik şiddet, ilgisizlik, ortak konutu terk etme veya somut olaya uygun diğer davranışlar] şeklindeki eylemlerde bulunmuştur.

Davacı, [ilk kusurlu davranışın tarihi, gerçekleşme biçimi, müvekkil ve evlilik birliği üzerindeki etkisi ile olayı doğrulayabilecek deliller açıklanmalıdır].

[Sonraki olaylar; tarihleri, gerçekleşme biçimleri, varsa tanıkları ve mevcut delilleriyle birlikte kronolojik olarak ayrı paragraflarda açıklanmalıdır.]

Müvekkil, davacının kusurlu davranışlarına rağmen evlilik birliğini korumaya çalışmış ve üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmiştir. Davacı ise kendi kusurlu davranışlarının sonuçlarını müvekkile yüklemeye çalışarak işbu davayı açmıştır. Bu nedenle davacının müvekkili kusurlu göstermeye yönelik iddialarının reddi gerekmektedir.

Davacı tarafından ileri sürülen vakıalar, evlilik birliğinin müvekkilden kaynaklanan bir nedenle temelinden sarsıldığını göstermediği gibi boşanmaya karar verilebilmesi için gerekli şartların oluştuğunu da ortaya koymamaktadır. İspatlanamayan ve soyut iddialara dayanan davanın reddine karar verilmelidir.

4. MÜŞTEREK ÇOCUĞUN VELAYETİ VE İŞTİRAK NAFAKASI

Müşterek çocuk [çocuğun adı ve soyadı], hâlen müvekkil ile birlikte yaşamaktadır. Çocuğun günlük bakım ve gözetimi, eğitimi, sağlık ihtiyaçları ve diğer gereksinimleri müvekkil tarafından karşılanmaktadır. Müşterek çocuk ile müvekkil arasında güçlü ve sağlıklı bir bağ bulunmakta olup çocuğun alışmış olduğu yaşam düzeni müvekkil tarafından sağlanmaktadır.

Davacının [çocuğun bakımını ihmal etmesi, çocukla yeterince ilgilenmemesi, şiddet içeren davranışları, bağımlılığı, düzensiz yaşam koşulları veya velayet değerlendirmesinde önem taşıyan diğer somut davranışları] müşterek çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişimi bakımından sakınca oluşturmaktadır. [Bu hususa ilişkin somut olaylar ve deliller açıklanmalıdır.]

Müşterek çocuğun mevcut yaşam düzeninin korunması ve üstün yararının güvence altına alınması amacıyla dava süresince geçici velayetinin, boşanmaya karar verilmesi hâlinde ise kesin velayetinin müvekkile verilmesi gerekmektedir.

Davacı, müşterek çocuğun bakım, eğitim, sağlık, barınma, ulaşım ve diğer zorunlu giderlerine yeterli ve düzenli biçimde katkıda bulunmamaktadır. Müşterek çocuğun tüm ihtiyaçları müvekkil tarafından karşılanmaktadır. Bu nedenle müşterek çocuk yararına dava tarihinden itibaren aylık [tutar] TL tedbir nafakasına, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren aynı miktarda iştirak nafakasına hükmedilmelidir.

5. MÜVEKKİL İÇİN TEDBİR VE YOKSULLUK NAFAKASI

Müvekkil, evlilik birliği süresince [çalışma ve gelir durumu ile aile içindeki ekonomik konumu açıklanmalıdır]. Davacının kusurlu davranışları sonucunda ayrı yaşamak zorunda kalan müvekkil, geçimini ve zorunlu yaşam giderlerini karşılamakta güçlük çekmektedir.

Müvekkilin barınma, beslenme, sağlık, ulaşım ve diğer zorunlu giderleri göz önünde bulundurularak dava tarihinden itibaren aylık [tutar] TL tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekmektedir. Mahkemece boşanma kararı verilmesi hâlinde müvekkil boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinden, kararın kesinleşmesinden itibaren aylık [tutar] TL yoksulluk nafakasına hükmedilmelidir.

6. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

Davacının kusurlu davranışları nedeniyle müvekkilin evlilik birliğinin devamından doğan mevcut ve beklenen menfaatleri zarar görmüştür. Müvekkil, davacının kusurlu eylemleri sonucunda evlilik birliğinin sağladığı maddi ve sosyal imkânlardan mahrum kalmış, düzenini değiştirmek ve kendisine yeni bir yaşam kurmak zorunda bırakılmıştır. Mahkemece boşanmaya karar verilmesi hâlinde müvekkil yararına [tutar] TL maddi tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.

Davacının [hakaret, tehdit, aşağılama, şiddet, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış veya somut olaya uygun diğer eylemleri], müvekkilin kişilik haklarına açıkça saldırı oluşturmuş ve müvekkilin manevi yönden ağır biçimde zarar görmesine neden olmuştur. Davacının eylemlerinin ağırlığı ve müvekkil üzerindeki etkileri gözetilerek müvekkil yararına [tutar] TL manevi tazminata hükmedilmelidir.

Açıklanan nedenlerle davacının müvekkile yönelttiği iddialar gerçeği yansıtmadığından ve davacı iddiasını ispata elverişli somut bir vakıa ortaya koyamadığından haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.

HUKUKİ NEDENLER: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166, 169, 174, 175, 182. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 127, 129 ve ilgili maddeleri ile sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Dava dilekçesi ve ekleri, nüfus aile kayıt tablosu, tanık anlatımları, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları, mesajlaşma ve elektronik iletişim kayıtları, telefon kayıtları, fotoğraf ve video kayıtları, sosyal medya kayıtları, banka ve kredi kartı kayıtları, sağlık raporları ve hastane kayıtları, kolluk tutanakları, savcılık soruşturma dosyaları ve ceza dava dosyaları, 6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş kararlar, okul ve eğitim kayıtları, faturalar, ödeme belgeleri, sosyal inceleme raporu, bilirkişi incelemesi, keşif, yemin, isticvap ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek sebepler doğrultusunda;

  1. Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine,
  2. Davacının müvekkile yönelttiği gerçeğe aykırı iddiaların kabul edilmemesine,
  3. Müşterek çocuk [çocuğun adı ve soyadı]’nın dava süresince geçici velayetinin müvekkile verilmesine,
  4. Mahkemece boşanmaya karar verilmesi hâlinde müşterek çocuğun kesin velayetinin müvekkile verilmesine,
  5. Müşterek çocuk yararına dava tarihinden itibaren aylık [tutar] TL tedbir nafakasına, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bu nafakanın iştirak nafakası olarak devamına,
  6. Müvekkil yararına dava tarihinden itibaren aylık [tutar] TL tedbir nafakasına, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren aylık [tutar] TL yoksulluk nafakasına,
  7. Hükmedilecek nafakaların her yıl Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan on iki aylık ortalamalara göre TÜFE değişim oranında kendiliğinden artırılmasına,
  8. Mahkemece boşanmaya karar verilmesi hâlinde müvekkil yararına [tutar] TL maddi tazminata hükmedilmesine,
  9. Mahkemece boşanmaya karar verilmesi hâlinde müvekkil yararına [tutar] TL manevi tazminata hükmedilmesine,
  10. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, müvekkil adına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. [Tarih]

Davalı Vekili
Av. [Ad Soyad]
İmza

EKLER: Vekâletname örneği, cevap dilekçesiyle sunulan belge ve kayıtlar, [varsa diğer ekler].

Kullanım Notu

Köşeli parantez içindeki alanlar somut olaya göre doldurulmalı; müşterek çocuk, nafaka veya tazminat talebi bulunmaması hâlinde ilgili açıklamalar ve talepler metinden çıkarılmalıdır. Bu şablon yalnızca boşanma davasına cevap verilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Müvekkilin de boşanma kararı verilmesini talep etmesi hâlinde ayrıca cevap ve karşı dava dilekçesi düzenlenmelidir.