Ayıplı mal, tüketiciye teslim edilen ürünün sözleşmeye, tanıtımına, kullanım amacına veya taşıması gereken özelliklere uygun olmaması hâlinde gündeme gelir. Satın alınan ürünün bozuk, eksik, hasarlı, vaat edilen özelliklerden yoksun veya kullanım amacını karşılamayacak durumda olması ayıplı mal uyuşmazlığına neden olabilir.
Tüketici, ayıplı mal durumunda kanunda düzenlenen seçimlik haklardan birini kullanabilir. Ancak hangi hakkın kullanılabileceği; ayıbın niteliğine, ürünün durumuna, teslim tarihine, satıcıya yapılan başvuruya ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Ayıplı Mal Nedir?
Ayıplı mal, tüketiciye teslim edildiği anda taraflar arasında kararlaştırılan örnek veya modele uygun olmayan ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımayan maldır.
Bir malın ayıplı sayılabilmesi için ayıbın mutlaka ürünün tamamen kullanılamaz hâle gelmesine neden olması gerekmez. Malın değerini, kullanım amacını veya tüketicinin ondan beklediği faydayı azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklikler de ayıp kapsamında değerlendirilebilir.
Bu kapsamda;
- Ürünün hasarlı teslim edilmesi,
- Ürünün vaat edilen özellikleri taşımaması,
- Ambalaj, etiket, tanıtım veya kullanım kılavuzunda belirtilen niteliklere uygun olmaması,
- Ürünün teknik düzenlemelere veya standardına aykırı olması,
- Eksik parça veya eksik aksesuarla teslim edilmesi,
- Ürünün normal kullanım amacını karşılamaması,
- Ürünün beklenen faydayı azaltan bir eksiklik içermesi
ayıplı mal iddiasına konu olabilir.
Tüketicinin Seçimlik Hakları Nelerdir?
Tüketici, ayıplı mal durumunda kanunda düzenlenen seçimlik haklardan birini kullanabilir.
Bu haklar şunlardır:
- Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
- Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,
- Aşırı masraf gerektirmediği takdirde ücretsiz onarım isteme,
- İmkân varsa malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteme.
Tüketici bu haklardan birini seçebilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği seçimlik hakkı yerine getirmekle yükümlüdür. Ticaret Bakanlığı’nın tüketici bilgilendirme metninde de ayıplı mal hâlinde tüketicinin bu seçimlik haklara sahip olduğu belirtilmektedir.
Sözleşmeden Dönme ve Bedel İadesi
Tüketici, ayıplı mal nedeniyle sözleşmeden dönme hakkını kullanırsa ürünü iade etmeye hazır olduğunu bildirerek ödediği bedelin iadesini talep edebilir.
Bu hak, uygulamada “ürünün iadesi ve bedel iadesi” olarak ifade edilmektedir. Ancak sözleşmeden dönme hakkının kullanılması, ayıbın niteliği, ürünün durumu ve diğer seçimlik haklarla birlikte değerlendirilmelidir.
Satıcı, tüketicinin bu hakkı kullanması hâlinde bedel iadesine ilişkin yükümlülüğünü kanuna uygun şekilde yerine getirmelidir.
Bedelde İndirim Talebi
Tüketici, ayıplı ürünü kullanmaya devam etmek istiyor ancak ayıp nedeniyle ürünün değerinin düştüğünü düşünüyorsa bedelde indirim talep edebilir.
Bedelde indirim, ayıbın ürünün değerinde meydana getirdiği azalma dikkate alınarak değerlendirilir. Bu hak özellikle ayıbın ürünü tamamen kullanılamaz hâle getirmediği, ancak ürünün değerini veya kullanım kalitesini azalttığı durumlarda gündeme gelebilir.
Ücretsiz Onarım Talebi
Tüketici, ayıplı malın ücretsiz onarılmasını talep edebilir. Ücretsiz onarım hakkı kullanıldığında onarım nedeniyle ortaya çıkan masrafların tüketiciye yükletilmemesi gerekir.
Ücretsiz onarım talebi, yalnızca satıcıya değil, koşulları varsa üretici veya ithalatçıya karşı da ileri sürülebilir. Bu nedenle garanti, servis ve satış sonrası işlemler birlikte değerlendirilmelidir.
Ancak onarımın aşırı masraf gerektirmesi veya orantısız güçlük doğurması hâlinde tüketicinin diğer seçimlik hakları gündeme gelebilir.
Ayıpsız Misli ile Değişim Talebi
Tüketici, imkân varsa ayıplı malın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteyebilir.
Değişim hakkı özellikle ürünün aynı veya eşdeğer nitelikte yenisiyle değiştirilebildiği durumlarda önem taşır. Ancak değişim talebinin yerine getirilip getirilemeyeceği, ürünün niteliğine, stok durumuna, ayıbın derecesine ve orantısız güçlük oluşturup oluşturmadığına göre değerlendirilir.
Ücretsiz onarım hakkı gibi ayıpsız misli ile değişim hakkı da koşulları varsa üretici veya ithalatçıya karşı kullanılabilir.
Satıcı, Tüketicinin Seçtiği Hakkı Reddedebilir mi?
Kural olarak satıcı, tüketicinin tercih ettiği seçimlik hakkı yerine getirmekle yükümlüdür. Ancak ücretsiz onarım veya ayıpsız misli ile değişim talebinin satıcı bakımından orantısız güçlük doğurması hâlinde tüketici sözleşmeden dönme veya bedelde indirim haklarını kullanabilir.
Orantısızlık değerlendirilirken;
- Malın ayıpsız değeri,
- Ayıbın önemi,
- Diğer seçimlik hakların tüketici açısından sorun oluşturup oluşturmayacağı,
- Onarım veya değişim masrafı
gibi hususlar dikkate alınabilir.
Bu nedenle her ayıplı mal uyuşmazlığında tüketicinin seçtiği hakkın koşulları somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
İlk Altı Ay İçinde Ortaya Çıkan Ayıplar
Malın tesliminden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durum, tüketici lehine önemli bir ispat kolaylığı sağlar.
Ancak bu kabul, malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmıyorsa uygulanmayabilir. Örneğin ürünün kullanım şekli, ayıbın oluşum sebebi veya ürünün niteliği ayrıca değerlendirilebilir.
Altı aylık süre, tüketicinin haklarını kullanabileceği toplam süre anlamına gelmez. Ayıplı maldan sorumluluk bakımından zamanaşımı hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır. 6502 sayılı Kanun’un ilgili düzenlemesinde altı ay içinde ortaya çıkan ayıplara ilişkin bu karine açıkça yer almaktadır.
Tüketici Ayıbı Bildirmek Zorunda mıdır?
Tüketici, ayıbı fark ettiğinde gecikmeden satıcıya başvurmalı ve hangi seçimlik hakkını kullanmak istediğini açıkça bildirmelidir.
Başvurunun yazılı şekilde yapılması ispat bakımından önemlidir. E-posta, mesaj, müşteri hizmetleri başvuru kaydı, noter ihtarnamesi, servis başvuru formu veya iade talep kaydı ileride delil olarak değerlendirilebilir.
Başvuruda;
- Ürünün ne zaman satın alındığı,
- Ürünün ne zaman teslim edildiği,
- Ayıbın ne olduğu,
- Ayıbın ne zaman fark edildiği,
- Tüketicinin hangi seçimlik hakkı kullandığı
açıkça belirtilmelidir.
Garanti Belgesi Ayıplı Mal Haklarını Ortadan Kaldırır mı?
Garanti belgesi, tüketicinin ayıplı maldan doğan kanuni haklarını ortadan kaldırmaz.
Bir ürün garanti kapsamında olsun veya olmasın, ayıplı mal hükümleri ayrıca değerlendirilebilir. Garanti süreci ile tüketicinin seçimlik hakları birbirinden farklı hukuki dayanaklara sahip olabilir.
Bu nedenle satıcının yalnızca “servise gönderin” demesi, her durumda tüketicinin bedel iadesi, değişim, onarım veya bedelde indirim haklarını ortadan kaldırmaz. Somut olayda ürünün niteliği, ayıp iddiası ve tüketicinin seçtiği hak birlikte incelenmelidir.
Servis Raporu Neden Önemlidir?
Ayıplı mal uyuşmazlıklarında servis raporları önemli deliller arasında yer alır.
Servis raporunda ürünün arızası, ayıbın kaynağı, kullanıcı hatası iddiası, yapılan işlem ve ürünün durumu belirtilmiş olabilir. Ancak servis raporu tek başına her zaman uyuşmazlığı kesin olarak sona erdirmez.
Tüketici servis raporuna katılmıyorsa, uyuşmazlık tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi sürecinde ayrıca incelenebilir. Gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılması da gündeme gelebilir.
İkinci El Ürünlerde Ayıplı Mal
İkinci el ürünlerde de ayıplı mal hükümleri gündeme gelebilir. Ancak ikinci el satışlarda satıcının sorumluluğu ve zamanaşımı süresi, ürünün niteliğine ve sözleşme hükümlerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Tüketici, ikinci el ürün satın alırken ürünün mevcut durumu, bilinen kusurları, ekspertiz raporu, ilan açıklaması ve satış sırasında yapılan bilgilendirmeleri dikkate almalıdır.
Satış sırasında açıkça bildirilen ve tüketici tarafından bilinen kusurlar ile sonradan ortaya çıkan veya gizlenen ayıplar aynı şekilde değerlendirilmez.
Ayıplı Malda Zamanaşımı Süresi
Kanunda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmemişse, ayıplı maldan sorumluluk kural olarak malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir.
Konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda bu süre daha uzun düzenlenmiştir. İkinci el satışlarda ise satıcının sorumluluğu bakımından özel süreler uygulanabilir.
Ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Zamanaşımı süresi, tüketicinin seçimlik haklarını ne kadar süre içinde ileri sürebileceği bakımından önemlidir. Bu nedenle teslim tarihi, ayıbın fark edildiği tarih ve satıcıya yapılan başvuruların belgelenmesi gerekir.
Tüketici Hakem Heyeti ve Tüketici Mahkemesi
Ayıplı mal nedeniyle satıcıyla anlaşma sağlanamazsa tüketici, uyuşmazlığın parasal değerine göre tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurabilir.
Tüketici hakem heyetlerinin görev sınırları her yıl güncellenir. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce uyuşmazlık değerinin o yıl için geçerli parasal sınırlar içinde kalıp kalmadığı kontrol edilmelidir.
Tüketici hakem heyeti başvurularında fatura, sipariş kaydı, ödeme dekontu, garanti belgesi, servis raporu, fotoğraf, video, yazışma ve satıcıya yapılan başvurular delil olarak sunulabilir.
Ayıplı Mal Başvurusunda Hangi Belgeler Saklanmalıdır?
Ayıplı mal iddiasında belge düzeni önemlidir.
Bu kapsamda;
- Fatura veya fiş,
- Sipariş ve teslim kayıtları,
- Garanti belgesi,
- Servis raporları,
- Ürünün fotoğraf ve videoları,
- Satıcıyla yapılan yazışmalar,
- İade veya değişim başvuruları,
- Kargo teslim ve iade belgeleri,
- Ödeme dekontları
saklanmalıdır.
Bu belgeler, ürünün ayıplı olup olmadığı, ayıbın ne zaman ortaya çıktığı ve tüketicinin hangi seçimlik hakkı kullandığı bakımından önem taşıyabilir.
Sonuç
Ayıplı malda tüketici; sözleşmeden dönme, bedelde indirim, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim haklarından birini kullanabilir.
Hangi hakkın kullanılacağı; ürünün ayıbına, tüketicinin talebine, onarım veya değişimin mümkün olup olmadığına ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıplar bakımından tüketici lehine ispat kolaylığı bulunur.
Tüketicinin ayıbı fark ettiğinde satıcıya yazılı şekilde başvurması, talebini açıkça belirtmesi ve fatura, servis raporu, yazışma ve teslim belgelerini saklaması önemlidir.
Hukuki Dayanak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.8, m.9, m.10, m.11, m.12; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili tazminat hükümleri.